Aslında onların dertleri mezhep ve meşrepleridir, fakat bunu hadis ve Peygamberi savunuyorum görüntüsü altında yaparlar.

Bunların birçoğu ise ulusalcıdır; Türkiye Şii olsaydı Şia mezhepçiliği yapardı. Oysa ne mezhep ne de meşrep İslam’ın üst başlığıdır; üst başlık Kur’an’dır. Nakledilen hadisler de üst başlık değildir, nakledilen hadisler için de üst başlık yine Kur’an’dır.

Delillere dayanmaksızın sırf o bölgede doğdu yahut bir mezhep ve meşrebin eğitimini aldı diye o mezhep veya meşrep bağlıları o mezhep ve meşrebi savunma hak ve yetkisine sahip değilken başka mezhep ve meşreplerin aleyhinde konuşma hak ve yetkisine nasıl sahip olsunlar ki? Buna rağmen mezhep konusunu gündeme getirip diğer mezhep mensuplarını sapıklıkla itham eden ve onları tekfir ederek kargaşa ve fitne çıkaranlar çoğunlukla bu kesimdir.

Delillerin kaynağına inemeyen ve bu delilleri değerlendirme istidadında olmayanların Müslüman ümmetin kahir ekseriyeti olduğunu biliyoruz.

Bu sebeple mezhepler ümmetin dininin pratiğini yaşayabilmesi için faydalı kurumlardır. Fakat bir mezhebin mensubu olmak başka, mezhepçilik yapmak başka bir şeydir. Mezhebe bağlanan Müslümanlar başka bir çare bulamadıkları için aslında bağlanırlar ve bir mezhebe bağlı olmak bu sebeple övünülecek bir durum değildir.

Günümüzde İslam âlemi için en büyük tehlikelerden biri mezhep çatışmasıdır. Mezhep çatışması, sadece Müslüman olmayan ve İslam âlemine müdahale etmek için pusuda bekleyen gayr-ı müslim sömürgecilere yarar.

Mezhep çatışmasında her bir taraf diğer mezhepleri hedef almakta ve asıl mezhepçilik yapanların diğerleri olduğunu söylemektedir. Oysa her mezhebin bağnazları vardır ve hiçbir mezhep bu bağnazların fitne ve mezhepçiliklerinden masun değildir. Kur’an’a yönelmenin bir nebze olsun bu fitneyi hafifleteceği kanaatindeyim.

Özellikle toplumsal değişimlerin hızlandığı dönemlerde bütün toplumlarda muhafazakârlık etkili bir damardır. Müslüman toplumlarda muhafazakârlık damarı ulusalcılık ve İslamcılık karışımından oluşur. Ülkemizde bu eğilime sahip olanların önemli bir kısmı: ”Bin yıldır Müslüman bir milletiz; Mevcut din anlayışımızla bir din algımız, bir kültürümüz oluşmuş; adet ve geleneklerimiz oluşmuştur. Yine bu anlayışımız ve kültürümüz sayesinde beş asır Müslümanların bayraktarlığını yapmışız. Bu din anlayışımız değişikliklere uğrarsa tarihteki konumumuzu yitirebiliriz" endişesi taşırlar.

Günümüzde ulusalcılı damarın dindar bilinen kesimde güçlü olmasının nedenlerinden biri kanaatimce budur. Hâlbuki din anlayışımızın hurafelerden ayıklanması bize daha da güç katacaktır. Ayrıca oluşan kültür içerisinde Kur’an’a ters düşmeyeni devam eder, gelenek ve göreneklerimiz de öyle. Yeter ki bunları din olarak görmeyelim.

"Onlara: ‘Allah'ın indirdiğine uyun." dendiği vakit de: Hayır, atalarımızı neyin üzerinde bulduysak ona uyarız." ( 2 Bakara 170;  31 Lokman 21) ayetleri acaba sadece cahiliye dönemindeki müşrik Araplara mı hitap ediyor.

SONUÇ

1. Dinin tek bir kaynağı vardır ve o da Kur’an-ı Kerim’dir. Hadisler dinin kaynağı değil, Kur’an’ın açıklamasıdır. Hadisler eğer dinin kaynağı olsaydı Peygamber döneminde yazıya geçirilir, koruma altına alınırdı. Dört halife döneminde de derlenip yazıya aktarılmadıkları bir gerçektir.

2. Kur’an’ı en iyi anlayan, en iyi uygulayan şüphesiz Peygamberdir. Bu nedenle Peygamberin hadislerini ve özellikle sünnetini ihmal edemeyiz. Ne var ki biz hadisleri Peygamberin kendisinden işitmedik, ravi denilen aracıların aktarmasıyla bize ulaşmışlardır. Bu sebeple bazı kriterlere dayanarak seçmeci olmak zorundayız.

3. Hadisleri sonradan derleyen ve gerek kendilerinin, gerek diğer hadis ehlinin sahih dedikleri her hadisi kabul etmek zorunda değiliz. Bazı kriterler çerçevesinde sahih denilen şu veya bu hadisi kabul etmeyebiliriz. Eğer böyle davranmak Peygamberi devre dışı bırakmak ise mevcut dört sünni mezhep içerisinde Peygamberi devre dışı bırakan mezheplerin başında Hanefi mezhebi gelmektedir. Çünkü söz konusu mezhepler içerisinde hadislere en uzak mezhep Hanefiliktir.

4. Şahsen, hadisleri bütünüyle ret eden ve halk arasında da tanınan birine şahit olmadım. Hadis münkiri olarak ileri sürülenler, Kur’an’a ters düşen hadislerin kabul edilemeyeceğini söylüyorlar ki geçmiş âlimlerin de büyük çoğunluğu bu görüştedir.

5. Kur’an’cı diye bilinen kesimin hatalı yorumları yanlış tespitleri hatta bazen agresif üslupları olabilir, bu yönleriyle elbette eleştirilmelidirler. Ancak onları eleştirme üzerinden insanları Kur’an’dan uzaklaştırmaya çalışmak hak dine; Kur’an’a ihanettir. Ayrıca hadisleri bütünüyle inkâr etmedikleri halde onları hadis münkiri olmakla ve peygamberi dışlamakla itham etmek onlara iftiradır.

6. Ülkemizde hadis ehli olarak bilinen kesim yoktur. Erbabınca bilindiği gibi Hadis ehli ayrıntılara varıncaya kadar her meselede hadisle amel ederler. Bizde ise mezhebe göre amel edilir. Hadisçilerin sahih dedikleriyle değil, mezhep müçtehitleri hangi hadisi sahih kabul etmişlerse o hadislere dayanan, içtihatlarıyla amel ederiz. Diğer hadislere ya müevveldir ya da mensuhtur, der geçeriz. Bu sebeple hadis savunuculuğuna soyunanlar aslında mezhep savunuculuğu yapıyorlar.

7. Ne mezhebi ne de hadisleri İslam’ın merkezine değil, Kur’an’ı İslam’ın merkezine oturtmak gerekir.

Bu sözlerimle Kur’an’ın bir vadide diğerlerinin başka vadide olduklarını anlatmak değil ama mezhep de, hadis de bir meselede Kur’an’a ters düşmüşse Kur’anı hakem kılmak gerekir.”(Prof. Dr. Mehmet Sait ŞİMŞEK, 24 Kasım 2016, sosyal medya).

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Murtaza 2020-05-12 09:17:17

bu adamın yazısı ehli sünnete aykırı , kitap , sünnet , icma , kıyas ne olacak ,

Avatar
Safa 2020-05-13 02:03:21

Murtaza gardaş yorumlarını okuyorum ve bazan şaşırıyorum. Sen hala anlamamış olamazsın. Ne ehli sünneti ne icması ne mezhebi. İşin aslı Kuran rivayetlere boğduruldu uydurma hikayelere meze yapıldı.ortada Kuran yok ehli sünnet var, mezhepler hak getire.Kuran hariç gelenekten gelen bütün din anlayışımız gözden geçmeli.Taki ki kriter yine Kuran olmalı.

Avatar
vatandaşın biri 2020-05-13 01:15:46

rabbim böyle profların insanlığa zehir saçan ilminden cümle ümmeti muhammedi muhafaza eylesin.

Avatar
vatandaşın biri 2020-05-13 03:16:42

mezhep yok diyen kişi acaba namaz kılıyormu?kılıyorsa neye göre kılıyor?hadisi şerifleri dikkate almadan nasıl kılacan?abdestini aldın namaz kılacaksın bir yerin kanadı yeniden abdest almadan namazını kılarsan sen şafisin yok eğer abdestim bozuldu deyip yeniden abdest alırsan hanefisin.yine aynı şekilde abdestlisin elin eşine değdi bu sebepten yeniden abdest alırsan şafisin almassan hanefisin.gördüğün gibi mezhebi nekadar inkar edersen et mezhebin dışına çıkma şansın yok.yakında siz abdest diyede birşey yok derseniz onada şaşırmam.işte ozaman mezhebin dışına çıkarsınız.icma diye birşey yok demişsin hadi sünnete inanmıyosun günümüzde karşılaştığın bir problemin çözüm yolunu kuranda bulamadığında neyapıyosun?ben söyleyeyim neyaptığınızı sizin görüşlerine önem verdiğiniz aynı zihniyete sahip profların o konu hakkındakingörüşlerini dikkate alıyosunuz.işte buda icma oluyor.aslında siz kütübü sitte deki hadisi şeriflerin sahıh olduğunu icmanın kıyasın mezhebin olduğunu çok biliyonuz.

Misafir Avatar
Safa 2020-05-13 19:10:59

Dostum mezhebler olmadan namazı nasıl kılacağız sorusu modası geçmiş. Mezhebler Rasulullah as 'ın vefatından 150-200 sene sonra ortaya çikmıştır. O zamana kadar nasıl kılıyorlardı.? Peygamber efendimiz de her şeyi Kurandan öğrenmiştir. Kuran elimizde iken rivayetlerin ise durumu belli. Kütübü sitte hadis kitaplarında bile Kurana aykırı rivayetler var. Onun için Tek adres Kuran dır.

Beğenmedim! (0)
Misafir Avatar
pirifani 2020-05-13 15:42:54 @vatandaşın biri

akıllı vatandaş kuranda abdes anlatılırken sasırıp ihtilafa dusen sahıslara uyarak mı doğru yolu bulmuş oluyorsın.bugun dünyada b1r bu%uk milyar musluman var ama namaz kılmayı hadislerden öğrenen bir tek de musluman yok.hadisleri ve barındırdıkları celiskileri bilsen mezheblerin de birbirleriyle niye celistiklerini daha iyi anlarsı.ama once kuranı okumalısın ki islam nnedir nasıl birseydir neye benzer anlayasın yani kuranın anllattıgı islam mezheblerin anlattığı islama hic benzer mi veya tarikatların islamının yakınına gelir mi ancak kuranı okuyarak anlayabilirsin. bizim büyükler kuranı cok iyi biliyor dersen derim ki yukardaki yazıyı onlardan ogernerek yazdınsa kuranı bildiklerine anladıklarına pek o kadar emin olma.

Beğenmedim! (0)
Avatar
Murtaza 2020-05-13 12:02:53

sefa bey bu durum bütün dinler için geçerlidir ,

banner312

banner298