Merhum Ziya Paşa der ki:
“İslam imiş devlete pa-bendi terakki.
Evvel yoğ idi işbu rivayet yeni çıktı”
   
Evet, çağdaş dünyada her gün yeni yeni rivayetler gündeme gelip oturuyor. Başlık olarak kullandığımız bu cümle, dilimizde zaten vardı, ama gündeme yeniden çıktı.

    
“İti ite kırdırmak”

Bu, emperyal güçlerin, hedeflerine ulaşmak için kullandıkları bir ilke, bir prensip. Onların, dün bir adetleri vardı; sömürmek istedikleri ülkelere, kültürlerini benimsetmek için okullar açıyorlardı. Şimdi bunu başkalarına yaptırıyorlar. Onlar, bir ülkenin yer altı ve yer üstü kaynaklarına göz diktiklerinde, çeşitli entrikalara başvuruyorlar; sonuç alamayınca, toplu-tüfekli askerleriyle saldırıyorlardı. Ama bu gün bundan vazgeçtiler. Şimdi “İti ite kırdırma” prensibini uyguluyorlar.

Sanıyorum aşağıdaki söz Malik Bin Nebi’ye ait. “İdeolojik Savaş Ajanları” adlı eserin yazarı olan bu büyük mütefekkir ve hareket adamı diyor ki: “Emperyalist güçler, bir İslam ülkesinde bir cemaat, bir uyanış hareketi gördüklerinde, o hareketi önce kendi emelleri doğrultusunda kullanmak isterler. Bunu beceremezlerse onu karalama yolunu seçerler. Bunu da beceremezlerse kanlı bir şekilde bastırırlar..”

Evet, artık bu kanlı bastırma şekli başka bir yöntemle yapılıyor şimdi. Nasıl mı? “İti ite kırdırmakla.” Nerede çıkarlarına dokunan bir hareket varsa, oradaki bir ajan buluyorlar; cebine yüz bin dolar para, eline yüz kalaşnikof ve emrine de yüz adam verip, iş bitiyorlar. Dünyanın her yerinde, bu çağın geçerli yöntemi bu oldu artık. Afganistan’da problem mi var; bu yöntemi devreye sokarak, bir EL-KAİDE oluşturursun orada. Irak’ta, Suriye’de problem mi var; bir IŞİD kurarsın.. Afrika’da bir problem varsa; orada da bir örgüt oluşturur, adına da BOKO HARAM deyiverirsin…
         
Boko Haram mı?
         
Orta Afrika; 250 milyon insanın yurt- yuva edindiği, siyah ırkın “Vatanım” diye sarıldığı ülkelerin diyarı. Yer altı ve yerüstü kaynaklarının, enerjinin bolluğu yüzünden tüm dünyanın iştahını kabartan bir kıtanın ortası burası. Geniş bir Pazar olduğu için, dünyanın öbür ucundaki Çin dâhi buraya göz dikmiş durumda. Evet, Nijer, Nijerya, Çad ve Türkiye’yi stratejik partner kabul eden Kamerun da burada.
       
Bu topraklarda sömürü hareketlerini sürdürmek isteyen Batı, yoğun bir şekilde başlattığı kültür emperyalizmine, misyoner faaliyetlerine karşı, bu ülkelerde bir uyanış ve direniş gördü. Bu direniş hareketlerinden birinin adı “Boko
Haram”
dı. Bu hareket, “Batı eğitimi haramdır, misyonerlerin dağıttığı ve okuttuğu kitapları okumak haramdır,” diyerek, bir kıyam ve uyanış hareketi başlatmıştı orada.
    
Emperyalizm aleyhine gelişen bu hareket bir şekilde kullanılmalıydı olmuyor ise, yozlaştırılmalıydı. Oda olmuyorsa bastırılmalıydı.
    
Peki, nasıl kullanılmalıydı? Yüz bin dolar, yüz kalaşnikof ve yüz adam” formülü ile… “İti ite kırdırmak yöntemiyle” kırılabilirdi bu isyan. Derhal bir örgüt kurulmalıydı, ama ilgi çeken bir adı olmalıydı? Toplumda ilgi gören, kitlelerin sempatisini kazanmış bir cemaatin adı, bu örgüt için çok isabetli olurdu. Örgütün tasarımcıları, pek ala isim babalığını da maharetle yapabilirlerdi..
   
Hey Tuzakçılar Ve Holiganları!

   
Sizler, bu ve benzer örgütlerle, milyonlara gözdağı verirsiniz; hatta sadece BOKO Haram ile kısa sürede 15 bin insanı katlettiğiniz ve 800 bin insanı da, evinden barkından, yerinden yurdundan koparıp göç ettirdiğiniz gibi, birkaç senede yüzbinlerin canına kıyabilirsiniz. Böyle bir örgütün içindeki bir veya birkaç provokatör ajan vasıtasıyla birilerinin boğazını testereyle kestirebilirsiniz. Bu katliamı yaparken, birkaç holigan ve fanatik tipsize, iki milyar Mümin’in kutsalı olan “ALLAHÜ EKBER” nidalarıyla sergiledikleri vahşeti, dünya kamuoyuna sunabilirsiniz. “Kim bir kimseyi (haksız yere….) öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur…” (1)  diyen bir dini kendinizce zihinlerde ve vicdanlarda mahkûm etmek için çabalayabilirsiniz. Ve böylece, elinizi sıcak sudan soğuk suya dokundurmadan hedefinize ulaştığınızı düşünebilirsiniz. Tüm bu hile ve hudalarınızla, “iti ite kırdırıyoruz,” diyebilirsiniz.  
  
Velhasıl
   
Eh, ne diyelim; sizler dilediğiniz gibi bu dünyada oyunlarınızı oynayadurunuz. Biz, sizi çok iyi tanıyoruz artık, bu çağda türlü türlü oyunlarınızın olduğunu biliyoruz. “İtin, iti ısırmadığını” da görüyoruz.
     
Siz İblisle işbirliği yapadurun, görevlerinize,  tuzak kurmaya, hile ve huda yollarına başvurmaya devam ediniz. Bizler uyandık artık. Karşınızda müteyakkız bir şekilde milyonların bulunduğunu biliniz.   “Tuzakları boşa çıkarma konusunda, Allah’ın eşi-benzerinin olmadığına”(2)iman eden iki milyar müminin bulunduğunu da unutmayın. Onlar, itlerin ecelleri gelince nereye bevlettiklerini de çok iyi biliyorlar…

Tüm zifiri karanlıklar bir şafağın müjdecisidir…..
 
(1)  Maide, 5/32
(2) Al-i İmran,3/54)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.