Çakma Ehli Sünnet sözcüsü, ilimden yoksun Kerem Önder denen şahıs aklınca muzip davranışlar içinde millete İslam dinini anlatıyor.

Her anlattığı tabi ki palavra ve dini saptırmaktan başka bir şey değil..

Kerem Önder'in kökenini ve neye hizmet ettiğini bilmiyoruz.

Ama son yıllarda papaz ve hahamların sarık, takke, cübbe ve sakal görüntüsü içinde ardına bir Türk bayrağı ve Osmanlı arması ile EHLİ SÜNNET HAVARİSİ kesilip milleti saptırmak için canhıraş bir uğraş verdiğini görüyoruz. 

Benzer arka fon görüntüsü içinde Kerem Önder de kendince anlamadığı İslam'ı anlatma gayreti içinde...

İslam'ı çoğunlukla ters yüz eden Kerem efendi bu defa  Ömer Nasuhi Bilmen ve Amerikalılar hikayesiyle aklınca İslam'a büyük hizmetler ettiği inancı içinde...

Kerem efendinin anlattığı olay, tam bir palavra ve ilmi hiçbir geçerliliği yok!

Hikayeyi anlatmadan önce peygamberimizi küçük düşüren şu uydurma hadisi dikkatle herkesin okuması ve hadis altında nasıl bir batıl din oluşturulmaya çalışıldığını okurlarımızın dikkatine sunuyorum:

Ebû Hüreyre’den rivayet edildiğine göre GÜYA Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuşlar:
"Toprak her insanı çürütür. Ancak kuyruk sokumu kemiği çürümez. İnsan ondan yaratılmıştır ve yeniden yaratılması da ondan olacaktır."

İşte bu hadisin saçmalığı ve o uydurma hikaye:

Hikayeye göre Güya Amerikalılar zengin birinin ardından bir kadının baba isnadı karşısında çaresiz kalıp yardım talep ederler. Ülke ülke dolaşır çare bulamazlar. Nihayet Türkiye'ye gelirler ve Ömer Nasuhi Bilmen o eşsiz buluşu kendilerine tarif eder.

Neymiş o buluş?

Kuyruk sokumunda bir kemik varmış da o kemik sadece kendi sülbünden olan çocuğun kanını emermiş de olmayan bedenin kanını emmezmiş. Denemişler ve aynen öyle çıkmış. Palavranın da bu kadarı...

Hikaye neden saçma? İşte cevaplar:

1- Babalık isnadında dava baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır. Davalının, çocuğun doğumundan önceki üçyüzüncü gün ile yüzsekseninci gün arasında ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olması, babalığa karine sayılır. Bu sürenin dışında olsa bile fiilî gebe kalma döneminde davalının ana ile cinsel ilişkide bulunduğu tespit edilirse aynı karine geçerli olur. Davalı/mirasçılar, çocuğun babası olmasının olanaksızlığını veya bir üçüncü kişinin baba olma olasılığının kendisininkinden daha fazla olduğunu ispatlarsa karine geçerliliğini kaybeder. 

2- Batı  kültüründe baba diye bir sorun olmadığını herkes bilir. Doğan çocukların neredeyse yarıya yakını gerçek babadan habersiz dünyaya gelir. Kültürel olarak bireyler o kadar çok birliktelik yaşıyor ki say desen yattığı kadın ve erkeğin sayısını bile söyleyemezken bir kadının sahip olduğu çocuk için birine babalık izafe etmesi neredeyse imkansızdır. Yani bu tür davalar batıda çok nadir açılır ve genelde bu tür davalar delilsizlikten reddedilir. Çünkü kimse elinde var olan mirası paylaşmak istemeyeceğine göre iddia eden kadar mirasçılar da karşı delil getirebilir ya da yalan söyleyebilir.

3- Dünyanın en zenginine dahi dava açılsa Amerikan mahkemeleri dahil hiçbir devletin mahkemesi ülkeülke gezipte çözüm aramaz. En iyi ihtimalle delilsizlikten davayı reddederler ve iş orada biter. Hem şu Amerikalı ölen zengin kim, davayı açan kadının adı ne, dava ne şekilde sonuçlandı, davanın dosya numarası ne gibi sorularda cevabını bulmuş değil. Sarı çizmeli mehmet ağa hesabından sal yalanı piyasaya oltaya takılan takılsın.

4- Mesele DNA testi ise DNA 1940'larda zaten biliniyordu. DNA ilk kez İsviçreli hekim Friedrich Miescher tarafından Miescher, 1869'da farkedildi. 1919'da Phoebus Levene, bu birimi oluşturan bazları (adenin, sitozin, guanin ve timin), şekeri ve fosfatı tanımladı. 1937'de William Astbury ise DNA'nın düzenli bir yapıya sahip olduğunu gösteren ilk görüntüleri elde etti. DNA molekülünün bugün kabul görmüş yapısı, 65 yıl önce James D. Watson ve Francis Crick tarafından 21 Şubat 1953'te resmen keşfedildi.

5- Gelelim kuyruk sokumu palavrasına. Mübarek mermer bile zamanla toprağa karışırken kemik mi eriyip toprak olmayacak? Cesedin kemik dahil toprağa karışması, cesedin içinde bulunduğu toprağın tuzluluk, nem, sıcaklık, humus, var olan bakteriler gibi etkenlere ağlı olarak uzun veya kısa sürebilir. Hikayede sözü edilen acnüz zenep ile ilgili Diyanet Ansiklopedisinde yapılan açıklamalar da bilimden uzak açıklamalardır. Kimyanın alanı olan bir konu da İslam alimlerinin sükut etmesi gerekirdi. Çünkü Allah, "İşi ehline verin" demektedir. ( https://islamansiklopedisi.org.tr/acbuz-zeneb ) Burada yazılanlar bizim dediğimizi doğruluyor. Hadislerinde ne kadar Allah'ın yarattığı kevni ayetlere(bilime) ters uydurma olduğunu kanıtlıyor bu yazı. Sıcaklık arttıkça dünyada erimeyecek yok olmayacak maden yoktur. Kemik te nihayetinde sıcaklık karşısında eriyecektir. Kemik ağırlıklı kalsiyum, fosfor, karbondan oluşur. Karbon 3500 c derecede erirken diğer elementlerin erime noktası Karbon'un da altında olduğundan diğerleri kemiğin içinde dünden kendini bırakır ve sıvılaşır. Kur'an'da kıyamet sahneleri anlatılırken dağların ve gökyüzünün bir çığlıktan sonra hallaç pamuğu gibi atılacağı ve kızıla bürüneceğinden söz eder. Bunun bilimsel karşılığı maddenin atomlarının parçalanması (nükleer patlama)dır ki her maddenin atomunun parçalanması anında ortaya çıkacak yüksek bir ısıdır. Güneşten de daha yüksek bir ısı karşısında ne kemik kalacak ne dünya ne de kainat...

6- Diğer bir konu da akılsız ve kimya biliminden habersiz kemiğin üzerine damlatılan kanı ayırdetme iddiasıdır. Bir varlığın kendine ait ya da olmayan kanı kabul edip etmemesi üstün kimya bilgisine sahip olmayı gerektirir. Ki akıl ve canlılıktan mahrum bir kemik kendine ait olan kanı ayırdedemez. 

7- Hikayenin en saçma kısmı da DNA'yı kuyruk sokumuna bağlama zorlaması. Galiba bu hikayeyi uyduran kişi DNA'yı ele avuca gelen bir organ veya organ parçası sanıyor. Oysa DNA, bedeni oluşturan tüm hücrelerin çekirdeğinde genetik kodu taşıyan özel bir nükleik asittir. Gözle hücre görülezken çekirdeğindeki DNA'nın çıplak gözle görülmesinin imkansızlığını anlatmaya gerek yok kanaatindeyiz.

Okurlarımızdan ricamız, lütfen bu tür paylaşımlar yaparak İslam düşmanlarını kendinize güldürmeyiniz. Bilmiyorsanız en azından bir bilene danışınız. Bu olayda hukuk ve tıp noktasında iki disiplin devreye girer. En azından bir avukata veya doktora/fizikçiye/kimyacıya gidip bu konuyu sormak zor olmasa gerektir. 

İşte aşağıdaki resimle birlikte bir de kemiğe acnüzzenep adı verilerek olayı tılsımlı kılma adına uydurulan o saçma sapan hikaye:

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi

1940’ların sonuna doğru Amerika’da bir olay cereyan ediyor. Zengin bir adamın ölümünden birkaç yıl sonra bir kadın yanında bir çocukla mahkemeye başvuruyor. Çocuğun ölen adamdan olduğunu iddia ediyor.

Ölüden DNA testi yapılamayan bir dönem dünya için. Amerika hukuk sistemlerinde bu olayın bir karşılığını bulamayınca başka sistemlere müracaat ediyorlar. Roma hukukuna bakıyorlar yok. Yunan, Hint, Uzakdoğu’da yok. Bir heyet Türkiye’ye geliyor.

Dönemin İstanbul Müftüsü Ömer Nasuhi Bilmen’e yönlendiriliyorlar. İlk başta anlam veremiyor gelen ekip. Gönülsüz de olsa görüşüyorlar. Bilmen onlara ölen adamın kemiklerinin durup durmadığını sorduğunda şaşkınlıkları iyice büyüyor. Durduğunu söylüyorlar. Ömer Nasuhi onlara kuyruk sokumu kemiğinden bir yer tarif ediyor. Tarif ettiği yere çocuğun bir damla kanını damlatmalarını, eğer o kemik kanı emerse çocuğun o adamdan olduğunu aksi olursa kadının yalancı olduğunu ve buna göre hüküm verebileceklerini anlatıyor. Gelen ekip görüşmeden memnun olmaksızın şaşkınlıklarını da yanlarına alıp ülkelerine dönüyorlar.

Bir müftünün böyle bir tıp bilgisine nasıl hâkim olabileceğine ihtimal veremiyorlar. Ekipteki bir doktorun ise kafasını kurcalıyor bu mesele. Müftünün yanlışlığını ispat etmek için mezar açtırılıp adamın bedeni çıkarılıyor. Tarif edilen kemiğin üzerine önce kendi kanını damlatıyor. Kan akıp gidiyor kemiğin üzerinden. Sonra çocuğun kanını döktüğünde gözleri fal taşı gibi açılıyor. Kemiğin kanı emdiğini gördüğünde hayretini gizlemiyor.

Görüşmede Ömer Nasuhi’nin yanında olanlar da ilk duymuş olacaklar ki heyet gittikten sonra bu meseleyi nereden bildiğini soruyorlar. Adı geçen kemiğin sadece kendi neslini kabul ettiğini uzun uzun anlatıyor. Oradaki küçük bir parçanın önemine değiniyor. Vücuda ne yaparsanız yapın o kemiği yok edemediğinizi, kıyamete kadar hiçbir gücün de buna muktedir olamayacağını, zira mahşerde insanlar o kemik parçasından yeniden diriltileceğini anlatıyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ali erbaşın sitesi nerede 2019-12-21 00:09:19

fetöcü müftülerin arzusuyla çakma site kuran ali erbaş neden bu konulara girmez. müslümanları uyaran dinihaberleri diyanetin nüfuzunu kullanarak kapattırmakla ali erbaş hurafecilerin ve ardında yer alan ermeni diasporasının arzularını yerine getirmiştir.

Avatar
şahin doğan 2019-12-21 00:10:42

dinihaberlerde olmasa bunları kimse ortaya çıkaramayacak. bu çocuk gerçekten takke giymiş bir ermeni.. resmen islam dini ile alay ediyor

Avatar
Cahilfani 2019-12-21 01:14:06

mealcileri Allaha güvenmemekle suçlayan bu hokkabaz, şarlatan, uyuz, şimdi yasin 82 de
o, bir şey yaratmak istediğinde, ona: "ol." der. o da hemen oluverir. ayetine inanmıyor ve illa bilimsel delil getirme derdine düşüyor. şöhret budalası münafık.

Avatar
Cahilfani 2019-12-21 01:29:16

kerem önder denen cahil ,türklük ve islam düşmanı. hangi okula gittin. mesela bir imam hatip bitirebildinmi. yaz da bilelim. seni dinleyen islamdan soğuyor.Allahtan zerre korkun ve Allaha zerre saygın varsa videolarını intden kaldır ve bu işleri bırak.

Avatar
BEDDUA YİYE YİYE 2019-12-21 03:15:32

CENABI HAK BİTİRSİN SİZİ
SOTENİZİ
SEVİP DESTEKLEYENLERİNİ

Misafir Avatar
tarikatçı eşektir 2019-12-21 14:51:38 @BEDDUA YİYE YİYE

şu yazıda herşey açık açık anlatılmışken kerem önder denen papaza kızması gereken tarikatçı dinihabere beddua ediyor. her zaman derim tarikatçı eşşektir, ahmaktır, cahildir

Beğenmedim! (3)
Avatar
Hakan 2019-12-22 22:53:15

böyle bilim dışı hadisleri okuyan gençler deist olunca suçlusu gençler mi olucak.

Avatar
Hüseyin hocq 2020-02-06 00:29:45

https://islamansiklopedisi.org.tr/acbuz-zeneb
ADMİNİN YORUMU: YAZININ İÇİNDE BU YAZIYI DA ELEŞTİRDİK. BİR DAHA OKU..

Avatar
Remzi Hocaoğlu 2020-02-07 11:52:46

şunu açık ifade edeyim. sizin ağzınızdan düşürmediğiniz ehli sünnet i̇mam ebu hanifenin uslub ve yolu değildi. o ehlirey idi ve ehli sünnet değiniz tiplerin hışmına uğramıştı. vahiy temelli bir sünnet anlayışıa sahip olduğu için hep okuduğu ayetleimanlamaya çalışmasını kıyas yapmakla suçladılar. sorun işte burada ehhli sünnet mi ehli rey yani aklıyla düşünenlerin yolu mu?

banner312

banner298