23.03.2019 gün okuttuğu “Kur’an ve sünnet bir bütündür” konulu hutbe ile Diyanet dini tahrifte FETÖ'yü nihayet solladı desek yeridir. Aslında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu hatayı yapan ekip ve yönetime dini dejenere etmenin hesabını sorması gerekir.  Güya Diyanet, yeni yönetimle dini tahrif edenlerle mücadele edecekti. Gelinen noktada Diyanet'i tanımak nerede ise imkansız... 

Hutbeyi dinleyen gerek cemaat, gerekse hutbeyi sunan bir çok din görevlisinin konuya vukufiyeti olmayınca pek bir beğendiklerini sosyal medya paylaşımlarından anlıyoruz. Lakin bu hutbeye "iyi, mükemmel" diyenlerin hali, arabadan anlamayan vatandaş Mehmet'in her tarafı dökülen arabaya binip "ne güzel bir araba" demesine benziyor. 

Hutbeyi hazırlayan kurul üyeleri hangi gerekçeyle bu hutbeyi hazırladılar bilemiyoruz ama hedeflerine koydukları “Mealciler” veya “Kur’an bize yeter” diyenleri dinler, eserlerine bakacak olurlarsa kendilerinin ne kadar çağın, mantığın ve ilmin gerisinde kaldıklarını daha iyi anlayacaklarına dair en ufak şüphem bulunmuyor.

Cumhurbaşkanlığı'nın politik arka bürosu haline gelen Diyanet, iktidarın daha çok oy alması uğruna "Bu gün nasıl olsa İmam Hatipler, İlahiyatlar ve Diyanet bizim öz evladımız. Kızsak da dövsek de bir yere gitmezler" denilip İslam'a ve Müslümana ihaneti açık, her darbenin bir tarafında yer alan tarikatlara göz kırparken yarın CHP geldiğinde "Had ayetlerini çağdışı mı ilan edecek?" Veya bu gün dışladığı "Kur'an bize yeterciler" arttığında "Tüm hadisleri yok mu sayacak?" Diyanet eğer siyasete göre tavır alacak olursa bukalemunlar bile kendisiyle yarışamaz duruma gelir. 

SÜNNET, VAHİY KONTROLÜNDE DEĞİLDİR

Necm Suresi 3-4. ayetlerde Allah indirilen vahyin kontrol altında olduğunu vurgularken ayetin nüzul sebebinden habersiz olan komisyon maalesef Allah Resulü’nün beşeri tepkilerle donanımlı olduğundan habersizmiş gibi Allah Resulü’nün tüm eylem ve söylemlerinin vahiy mahsulü ve kontrolünde olduğunu söylemekle çok büyük bir hata yaptı. Keşke hutbe hazırlayan zevat başka yere de değil Diyanet'in kendi hazırlattığı "Kur'an Yolu" isimli tefsire bakıp bu ayeti yorumlasa bu kadar büyük hata yapmazdı.

Madem Allah Resulü'nün her şeyi vahiy kontrolünde idi de sahabe tuhafına giden her konuda neden, "Ya Resulallah! Bu vahiy midir, yoksa kendi görüşünüz müdür?" deme gereği duyduğunu Diyanet'in açıklaması gerekir. 

Veya Kur'an ile sünnet bir bütündü de Allah Resulü Kur'an'ın yazımına izin verirken neden hadislerin yazımını yasakladı?

Yoksa hadis rivayetini yasaklayan Hz. Ömer dahil Ömer bin Abdülaziz'e kadar olan halifeler Kur'an ve sünnetin bütünlüğünü Diyanet kadar anlayamamış mıydı?

Ya da Kur'an ile hadisler bütün ise artık namazlarda hadis okusak nasıl olur? Bu konuda Diyanet bize fetva verebilir mi?

Ne de olsa "bütün" demek "o şeyin parçası, vazgeçilmez unsuru, olmazsa olmazı" anlamına geliyor.

Diyanet bu tanımla da yetinmedi…

SÜNNET BAŞKADIR HADİSLER BAŞKA

Diyanet, hadisleri sünnete eşitlemekle Peygamberimizden 80-150 sene sonra tüm hata ve eksikliği ile kaleme alınan hadisleri de Allah’ın korumasına almakla faciaya davetiye çıkardı.

Diyanet hutbesinde “Peygambere itaatin Allah’a itaat” olacağına dair Nisa 69, Ahzap 21, Necm 3-4 ayetlerini örnekle aklınca konuyu delillendirmeye çalıştı.

Amenna!

Bir Müslüman zaten kelime-i şehadet getirmekle zaten Hz. Muhammed (as)’ın Allah’ın kulu ve Resulü olduğunu teyitle iman eder. Peygambere iman etmemeyi bırakın bu konuda en ufak şüphe içinde dahi olan dinden çıkıp kafir olur.

İşin gerçeği tarihin hiçbir döneminde Müslüman toplumda Hz. Muhammed (as)’ın peygamberliği asla tartışma konusu olmamıştır.

Ama bir dakika…

“Kur’an bize yeter” diyerek sünnetin dindeki yerini hafife almak, Peygamberimizden bize ulaşan sahih bilgi hakkında şüphe uyandırmak, iyi niyetten uzak büyük bir vebaldir” derseniz size millet ne dese azdır.

Hele bir de bu çarpıtmanıza “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir” hadisini alet ederseniz elbette Diyanet’in saygınlığını yerle bir edersiniz.

Her şeyden önce hadislerin sünnete, sünnetin de Kur'an'a eşitlenmesi en büyük hata…

Özellikle şu satırlarda yapılan kurnazlık yenilir yutulur gibi değil: “Kur’an ve sünnet ayrılmaz bir bütündür. Dinimizin esasını teşkil eden Kur’an’ı, Peygamberimizin sünnetinden ayrı düşünmek imkânsızdır.  Kur’an ile sünnet arasına mesafe koymak,  “Kur’an bize yeter” diyerek sünnetin dindeki yerini hafife almak, Peygamberimizden bize ulaşan sahih bilgi hakkında şüphe uyandırmak, iyi niyetten uzak büyük bir vebaldir.”

Kur’an ve sünneti birbirini tamamlayan kaynak olarak gösterip ayetlerle bunu delillendirdikten sonra Kur’an ile taban tabana zıt uydurma hadisleride içeren hadis külliyatını "sünnet" yapar; hadis külliyatı içindeki uydurma hadisleri eleştirenleri "sünnet düşmanı", oradan çıkıp "peygambersiz din sahibi" ilan ederseniz insanlara iftira etmekle kalmaz toplumda büyük bir kırılmaya, ayrışmaya da yol açarsınız.

Sünnet, Hz. Peygamber’in Kur’an’ı pratize etmesi, yaşayarak yorumlaması demektir. Bu anlamda sünnet, hadisten daha kapsamlıdır. 

Hadis ise Peygamberimizin yaşamının söz ve yazı ile 3-7 kuşağa ait farklı kişilerden duyumsal aktarımdır.

Sünnet, Peygamberimizin tüm hayatını ifade ederken, hadisler ise bu bu hayatın hatırda kalan, görülebilen, anlaşılabilen parçalarından ibarettir.

Tek başına bir hadis asla sünnet değildir. Hadis, sünnetin rivayet edence görülen/anlaşılan/algılanan/duyulabilen şeklidir. Hadis adı altında peygambere ve pak aile ve ashabına iftira atmak dahi söz konusu olmuştur ve olacaktır da...

Nitekim Diyanet’in ayetlerle tabi olunması gerektiğini belirttiği Peygamber, Hadislerde belirtilen ve tanımlanan Peygamberden öte yaşayan ve ashabı içinde varlığı ile örnek olan peygamberdir. İşte bu peygamberin hayatına biz sünnet diyoruz.

Özellikle hadislerin yazılış dönemi dikkate alındığında hadis yazımını zaruri kılan siyasi ve mezhebi nedenleri göz ardı etmek Kur’an’a ve Peygambere en büyük kötülük olacaktır.

Hadislerin naklinde rey ehline karşı mücadele temelinde mezhepçilik, milliyetçilik, ticari kaygılar, kadın ve erkeğin cinsiyet mücadelesi, bireysel tepki ve duygusal yaklaşımların karışımı sonucunda yazıya ve nakle dökülmesi dikkate alındığında hutbede söz konusu itaat edilmesi gereken Peygamberin hadislerde zikredilen peygamber olmadığı aşikârdır.

İKAZ ETMEK İNKAR ETMEK DEĞİLDİR

Diğer taraftan hadislerin peygamberimizden 80-150 yıl sonra tedvin edilmeleri nedeniyle içlerinde hata olabileceğini veya hadis kitaplarının orjinallerinin ortada olmadığını söylemek hadis inkarcılığı (diyanetin anladığı dilde sünnet inkarcılığı) değil hadislere yaklaşımda daha titiz ve uyanık olma adına yapılan bir çağrıdır, ikazdır.

Burada Diyanet’e düşen de tarikatçılar gibi hadisleri Kur’an’a denk edip kutsallaştırmak değil kendine yakışır bir şekilde çıkıp Kur’an’a aykırı hadisleri ortaya koymaktır.

Şimdi, Diyanet’in Kur’an ile bütünleştirdiği sünnetten (hadisler) örneklerle yazımıza devam edelim. Bakalım gerçekten sünnet (hadis) Kur’an ile bütün mü, değil mi? (Diyanet, hadislerin tamamını sünnet içine kattığı için genel anlamda sünnet dedik yoksa sünnet ile hadislerin aynı şeyi ifade etmediğini yukarıda izah ettik.)

Hutbede “…sünnetin dindeki yerini hafife almak, Peygamberimizden bize ulaşan sahih bilgi hakkında şüphe uyandırmak, iyi niyetten uzak büyük bir vebaldir…” cümlesini bir örnekle irdeleyecek olursak Diyanet’e göre İmamı Malik yüksek ihtimal “sünneti hafife alan, hadis ve peygamber inkarcısı” olmuş oluyor.

HADİSLERE RAĞMEN AYKIRI GÖRÜŞ SERDEDEN MEZHEP İMAMLARI

*İbn Abbas (r.a.)'dan, "Besmeleyi terk eden Allah'ın kitabından yüz on dört ayet terk etmiş olur."

*Ebu Hüreyre (r.a.)'den, "Resulullah efendimiz 'Fâtihatü'l-Kitab (Fatiha suresi) yedi ayettir, bunların başı "Bismillahirrahmanirrahim"dir buyurdu.”

*Ümmü Seleme (r.a.), "Resulullah (s.a.v.) Fâtiha'yı okudu ve "Bismillahirrahmanirrahim elhamdülillahi rabbil âlemîn" dediğini rivayet ederler.

-Said b. Cübeyr Zührî, Atâ ve İbnü Mübarek hazretleri besmelenin başında bulunduğu her sureden birer ayet olduğunu söylemişlerdir. İmamı Şafii’de bu görüştedir. Ve namazda Fatiha öncesi besmeleyi açıktan okur bunu farz olarak görürler.

-İmam Mâlik hakkında değişik görüşler bulunan bir sözün Kur’an’dan olduğuna hükmedilemeyeceğinden yola çıkarak Medinelilerin uygulamasına dayanarak sure başlarındaki besmelelerin Kur’an’dan özel bir parça olmadığına ve Neml Suresi’ndeki ayetten başkasında besmelenin Kur’an olmayıp sureleri birbirinden ayırmak ve teberrük (mübarek sayıldığı) için yazıldığı görüşünü ileri sürmüştür. Bu nedenle Malikiler namazda Fatiha öncesinde besmeleyi okumazlar.

-İmam Ebu Hanife surelerin başındaki besmele başlı başına Neml Suresinden bir ayet olarak Kur’an’dandır ve surelerin hiç birinin bir parçası olmayarak sureleri birbirinden ayırmak ve sure başında teberrük olunması için inmiştir, der.

Şimdi Diyanet’e göre var olan hadislere rağmen İmamı Malik ile İmamı Azam Ebu Hanife hadis inkarcısı, sünnet inkarcısı mı olmuş oldular?

Ki var olan hadislere rağmen farklı görüş serdeden mezhep imamlarımıza verilecek onlarca örnek getirilebilir.

Veya…

Şu hadisleri reddeden sünneti mi reddetmiş olacak? Yani sünnete ittiba adına rivayet edilen her hadisin tenkit edilmeden kabul edilmesini mi Diyanet cemaatten bekliyor?

RECM AYETLERİNİ YİYEN KEÇİ

Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle demiştir:

“Andolsun ki recmetme ayeti ve yetişkin kişiyi on defa emzirme (sebebi ile nikahlamanın haramlığı) ayeti indi. Andolsun ki bu ayetler karyolamın altında bir yaprakta (yazılı) idi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vefat edip biz Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ölümü ile meşgul olunca, evde beslenen koyun veya keçi girip o yaprağı yedi.” (İbni Mace, 1944;  Ahmed bin Hanbel 5/131, 132, 183, 6/269)

“Şüphesiz Kur’an’ı biz indirdik ve şüphesiz onun koruyucusu biziz.” (Hicr, 9) ayetiyle çelişen bu hadis, aynı zamanda hafız olan sahabeyi ve vahiy katiplerini yok saymaktadır.

Bunun gibi Kur'an ile ilgili bazı örnekler vereceğimiz şu hadisler ise doğrudan Kur'an hakkında şüphe uyandırmaktadır:

“Ahzab Suresi Mushaflara eksik yazıldı.” (Hanbel, Suyuti)

“Kur'an'ın çoğu suresi ve ayeti, Mushaflara yazılamadan kayboldu.” (Suyuti)

“Tevbe Suresi uzunluğundaki bir Kur'an suresi Mushaflara yazılmadı.” (Zerkeşi)

“Kunut duaları aslında birer Kur'an suresiydi. Ama Mushafa katılmadı.” (Zerkeşi)

“Beyyine Suresi Mushaflara eksik yazıldı.” (Tirmizi)

“Bakara Suresi'nin 238. ayeti Mushaflara eksik yazıldı.” (Müslim, Nesai, Tirmizi, Ebu Davud)

KUREYŞTEN OLMASI GEREKEN YÖNETİCİ

“Yönetici, Kureyş ‘ten olmalıdır.” (Buhari, Müslim, Tirmizi) hadisi, “Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.” (Nisa, 58) ayetine aykırıdır.

HIRSIZLIKTA ISRAR EDENLERİN ÖLDÜRÜLMESİ

“Hırsızlıkta ısrar edenleri öldürün.” (Ebu Davut, Nesai) hadisi, “Hırsızlık eden erkek ve kadının, yaptıklarına karşılık bir ceza ve Allah'tan bir ibret olmak üzere ellerini kesin.” (Maide, 38) ayetiyle çelişmektedir.

MÜRTEDİN ÖLDÜRÜLMESİ

“Dinden dönenleri öldürün.” (Muvatta, Ebu Davud, Nesai) hadisi, “Dinde zorlama yoktur. Doğruluk sapıklıktan tamamen ayrılmıştır.” (Bakara, 256) ayeti ile “Şüphe yok ki bir insanı öldürmesine, yahut yeryüzünde bozgunculuk etmesine karşılık olmayarak birisini öldüren, bütün insanları öldürmüş gibidir” (Maide, 32) ayetleriyle çelişmektedir. Kur'an'a göre mürtedin hükmü Allah'a aittir, öldürülemez.

TERÖRİSTİN GÖZÜNÜN OYULMASI

“Peygamber hainlerin yakılmalarını emretti, sonra caydı.” (Buhari, Ebu Davud, Tirmizi) hadisi ile “Peygamber teröristlerin gözlerinin oyulmasını emretti ve deve sidiğini içmeyi uygun gördü.” (Buhari, Müslim, Tirmizi, Ebu Davud, Nesâî, İbnu Mâce) hadisi, “Allah'a ve Resulüne savaş açanlarla yeryüzünde bozgunculuk etmeye koşanların cezaları, ancak öldürülmektir, yahut asılmaktır, çapraz olarak elleriyle ayaklarının kesilmesidir, yahut da bulundukları yerden sürülmeleridir.” (Maide, 33) ayeti ile çelişmektedir.

Bunun gibi yüzlerce hadis, Kur’an’a aykırı olduğu kadar fıtrat kanunlarına aykırı bir şekilde rivayet edilmiştir.

“Birgün Peygamberimiz Hz. Muhammed (as) bir Yahudî tarafından büyülenmiş ve şuursuz bir biçimde günlerce ortalıkta dolaşmış.” (Buhari, Ahmet bin Hanbel)

“Aişe annemiz ile Hz. Peygamber (as) evlendiklerinde, Aişe annemiz altı, Muhammed (as) ise elli küsür yaşındaydı. Aişe annemiz dokuz yaşına girdiğinde ancak gerdeğe girebildiler.” (Buhari, Müslim, Nesai, Ebu Davud)

“İmran kızı Meryem, Firavun'un zevcesi Asiye ve Musa Peygamber'in kız kardeşi Gülsüm, Hz. Muhammed (as)’ın cennette zevcesi olacak.” (İbn-i Mace, Taberâni)

“Bir gün Aişe annemiz kendisine namahrem iki adama, gusûl abdesti almayı, bir perdenin arkasından, uygulamalı olarak tarif etti.” (Buhari, Müslim)

“Etin kokuşmasının nedeni İsrailoğulları’dır.” (Buhari, Müslim)

 “Güvercin şeytandır.” (Ebu Davud, İbnu Mace)

“Yılanları ve kertenkeleyi öldürün.” (Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesai)

“Yılanı öldürmeyen bizden değildir.” (Ebu Davud)

 “Av, koyun ve çoban köpekleri dışındaki köpekleri öldürün.” (Buhari, Müslim, Muvatta, Tirmizi, Nesâî)

“Ateşte pişeni yiyince abdest alın.” (İbni Mace)

“Eti bıçakla kesmeyin.” (Ebu Davud)

Peygamberimize büyü yapılması, müceddit, abdal, şam, Hz. İsa, Kıyamet alametleri, Kandil Geceleri ve bu günlerde tutulan oruç ve kılınan namazlar, gavslar, kutuplar, mehdi, arap milliyetçiliği, kabir azabı, sırat köprüsü, mirac ve unsurları, peygamberimize ait mucizeler, kadın hakları gibi dinin aslında olmayıp sonradan hadislerle uydurularak Müslümanların hayatına giren pek çok konu maalesef Diyanet’in bu hutbesi ile vahiyden bir parça yapıldı.

Bundan sonra Diyanet “Peygambere sübyancı”, “Müslümanlara çağdışı”, “İslam, terör dinidir” diyenlere hiç kızmasın! Çünkü bu tür ithamların kaynağı maalesef doğruları ile birlikte yanlışları da içinde barındıran hadis külliyatıdır. Bunu derken biz elbette hadisleri bir kenara koyalım demiyoruz. Elbette hadis külliyatı Peygamber ve ashabının Kur'an karşısında duruşları konusunda bize önemli bilgiler verir. Ama bir şartla; Ele alınan bir hadis asla ve asla Kur'an'a aykırı olmamalıdır. 

Keşke Diyanet'in yönetiminde bulunan zevat, İlahiyat Fakültesi’nde aldığı ilme uygun olarak en azından İlahiyat Fakültesi okumamış Cumhurbaşkanı Erdoğan kadar “Birilerinin son zamanlarda söyledikleri birçok şeyler var. Detaya girmeyeceğim. Onların hepsi Diyanet camiasının ilgi alanındadır, gereğini yapacaklardır. Akif’in dediği gibi, bizim derdimiz, Müslüman olarak hedefimiz; “Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhâmı, asrın idrâkine söyletmeliyiz İslâm’ı. Bazı ukalalar dolaşıyor etrafta, hadisler üzerinde, yok şöyleydi yok böyleydi gibi laflarla dolaşıyor. Bu hadisi şerifler Kur’an’ın hükümlerine aynen uyuyorsa bizim için sahihtir ve biz ona uyarız. Kim ne derse desin.” diyebilseydi.

Hadis konusunda Diyanet'e işi bırakan Cumhurbaşkanı Erdoğan elbette en doğrusunu yaptı. Lakin Diyanet'i tilkiye teslim etmekle kuruma yazık etti. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ehli sünnet 2019-03-25 22:08:55

Diyanetin hutbesine ancak ehli bidat olanlar saldırır

Avatar
diyarbakır 2019-03-25 22:24:18

diyanetin dinlediğim en güzel hutbesi nokta.

Misafir Avatar
hülya avcı 2019-03-26 01:32:44 @diyarbakır

valla yazar çok uyanık. gelecek tepkileride hesaba katmış. şu diyarbakırlı rumuzlu vatandaş ile hutbeye iye diyenleri benzettiği araba örneği çok hoş. diyarbakırlı arabadan anlamıyorsun bari sus da çaylak olduğun belli olmasın. arabadan anlamazsan sana külüstürü mercedes diye yedirirler.

Beğenmedim! (4)
Avatar
Yusuf 2019-03-25 19:37:26

Vay munafiklar vay... yaziklar olsun size derhal sitenin adini degistirin siz din adina konusmayi birakin agzinizi dahi büzmeyin.... sunnet ve hadis ifadeleri ne kadar rahatsiz ettiyse sizi.. neyse Allah belanizi versin

Misafir Avatar
ahmet'ten yusuf'a 2019-03-25 20:44:57 @Yusuf

bu yazıda sünnet ve hadis farkı ortaya konulup, kur'an karşısında konumu belirlenmiş. yazıyı gözün dururken g..tünle mi okudun ne yaptın evladım. bu kadar mı körsünüz. bu yazarın diğer yazılarına baksan senden daha iy hadis ve sünnete tabi olduğunu anlardın. sizin şu yorumlarınızı görünce tarikatın insanları ahmaklaştırdığını anlıyorum

Beğenmedim! (11)
Avatar
imam ali 2019-03-25 22:05:13

bu yazıyı paylaşın. vAllahi içimden geçenleri aynen yazmışsınız. yazarın dediği gibi yorumlardan da belli oluyor ki ilim sahibi olmayıp hutbedeki çarpıklığı farketmeyen cahillerle; cahil tarikatçılar hutbeden memnun. yüz puanlık bir yazı olmuş

Misafir Avatar
aslı yaman 2019-03-27 08:01:53 @imam ali

diyanet bu hutbeyi verirken kur'an sünnet bütünlüğünü anlatmalı daha sonra sünnet ile hadis bağlantısını aktarmalı. hadisler konusunda da nihayetinde sahabe sonrası bir birikim olarak ve tarihi gerçeklerden de yola çıkarak kur'an'a aykırı aktarımların olabileceğini belirtmeliydi. bu hutbede ben de yazar gibi anladım. diyanet resmen tarikatçılar gibi olaya bakıp mevzu hadis eleştirmekle allah resulüne iftira atılmasına seyirci kalmayan tüm insanları sünnet düşmanı yaptı. sünneti de ayetlere eşitlemekle peygamber inkarcısı yaptı. oysa kur'an bize yeter diyenlerin peygambere iman ve bağlılığı hadis savunuculuğu yapanlardan kat be kat fazla

Beğenmedim! (0)
Avatar
hutbeyi hazırlayanı tanıyalım 2019-03-25 18:35:30

din hizmetleri genel müdürü bünyamin albayrak. kendisi bayrampaşa yeşil cami ve hizmet vakfı kuran kursunda hafızlığını tamamladı. bu kurs ismailağa cemaatine attir. vakıfn ilk başkanı ve caminin imamı abdullah ustaosmanoğludur. sanırım bundan sonra bu tür hutbelerle daha çok karşılaşacağız.

Misafir Avatar
Vatandaş 2019-05-30 02:49:57

Mükemmel bir Yazı. Din hizmetleri genel müdürü tam bir tarikatta yetişmiş,ve bu yazıyı hazırlayan, onay veren kişidir.Diyanet, tarikat yuvası olmuş, bunu görsün bu millet.Kuran ve sünnet ve hadis anlayışı nasıl çelişkilerle dolu ortada olan bir hutbe.. Allah, Kur'an'ı ve sahih sünneti hayatımıza hakim eylesin

Beğenmedim! (0)
Misafir Avatar
Tolga 2019-03-25 21:51:10

Kuran ve sünnet bağlamında hutbenin bununla ilgisi yok.Güzel hazırlanmış

Beğenmedim! (3)
Avatar
allah razı olsun sizden 2019-03-25 19:23:10

tarikatçıya yüz ilahiyat okutsan da uçacağı yer şeyhinin kucağıdır. bunlara şu bursadaki badeci şeyhi hatırlatın. adam müridlerini bir güzel düzmüş kadın erkek demeden. savcı soruyor müridlere. ulan niye kendinizi düzdürdünüz. cevap: kalp gözümüz açıldı:)))

Misafir Avatar
Hıyanet İşleri Başkanlığına 2019-03-25 22:59:29 @allah razı olsun sizden

sünnetten bahsediyorsa; diyanet, pardon hıyanet; hutbeyi namazdan sonra okusun iki yüzlü olmadığını, emevi artığı olmadığını görelim, . cennet anahtarı vermek, cennetten köşk dağıtmak sünnet mi öğrenelim. diyanet emevi artığı haram para yiyen kur'an nazarında müşrik münafık bir kurumdur

Beğenmedim! (4)
Avatar
pirifani 2019-03-25 22:29:19 @allah razı olsun sizden

zaten oyle yetistiriliyorlar.geylani muridine git babni oldur diye bir menkibe anlatirlar. olu yikayicinin elindeki olu gibi olmalari ogretilir.kendi seyhlerini ledun ilim sahibi olduguna inandirildiklari icin degil sapik diye yaftaladiklari alimlerin saglam dedikleri ehli sunnet alimlerinin bile kitablarini okumazlar.nasuhi bilmene kopyaci aksekiye yazira baska kulplar takarak muritlerinin uyanmasini engellerler. bunlarin muritleri degeri alimlere gereken saygiyi bile gostermez.kendileri ise sarilir oper takiyye ederler sanki hayatlari tehlikedeymis gibi.utanmadan da siilere de takiyyeci diyerek saldirilar.imanin sarti islamin sarti sarf nahiv salvar cubbe takke derken ahlaki unutmuslar ahlaki.kuran olmayinca ahlak nasil olsun.kurani terkettikleri icin Allah onlara sheyhtanlarini musallat etmistir.

Beğenmedim! (1)
Avatar
bir dost 2019-03-25 18:42:33

adım vermeyeceğim, gerçi piyasa biliyor da ben yine de hatırlatayım. kutlu doğum üzerinden diyanete tarikatçıların operasyon çekmesi planı dahilinde dinihaberler.comunkapatılması da vardı. diyanette kadrolaşma ve bu tür hutbeler için dinihaberler.com kendilerine engeldi.

Avatar
adem 2019-03-25 23:25:54

sizden başka tepki gösteren yok...hutbede ne anlatılmak istendiği gayet açık....ortalığı karıştırmayalım ...mevzu hadislerle iftira atmayalım

Misafir Avatar
imam ramazan 2019-03-26 01:25:35 @adem

herkesin suskunluğu eğer zalimin haklılığına, yanlışın doğruluğuna delil olacaksa senin mantığınla amerika, avrupa ve israil suskun müslümanlar karşısında dünden haklı. adem efendi dinihaberler dışında etrafınabir bak bu alanda konuşan, satılmayan, dik duran kim var. kapatıldılar ama adamlar bir an olsun duruşlarından ödün vermediler. yazı dört dörtlük bir yazı.

Beğenmedim! (5)