III - KUR’AN’IN OKUNUŞUNU TAHRİF İÇİN UYDURDUKLARI HADİS ÖRNEKLERİ

19- .......Ben Abdullah İbni Mes’ûd’dan işittim, şöyle diyordu: Ben bir kimsenin bir ayeti, benim peygamberden işittiğim okuyuşun hilâfına okuduğunu işittim. Hemen elinden tuttum ve onu Resûlullah’a getirdim. Resûlullah (S): “Her ikinizde güzel okudunuz" buyurdu. Şu’be dedi ki: Ben Resûlullah’ın şunu da söylediğini zannediyorum: “(Kur’an hakkında) sakın ihtilaf etmeyiniz. Çünkü sizden evvelki ümmetler kitaplarında ihtilaf ettiler de bu yüzden helak oldular"(Buhari, Kitab’ul-husûmat cilt 5 sayfa 2228 Ötüken 1987)

20-........ O da İbn Abbâs (R)’tan tahdis etti ki, Resûlullah (S) şöyle buyurmuştur: “Cibril bana Kur’an’ı bir okunuş üzerine okuttu. Ben de durmadan bunun artmasını istedim. Tâ yedi türlü okunuşa erişinceye kadar bu dileğimde ısrar ettim”. (Buhari, Kitâbu Bed’i’l-Halk 29 Cilt 7 Sayfa 3035 Ötüken 1987.)

Yukarıdaki rivayette Kur’an’ın, bir okunuş üzerine Cebrail tarafından indirildiği ve peygamberin ısrarıyla yedi okunuşa çıkarıldığı belirtilmiştir. Buna rağmen şöyle de tahdis etmekten çekinmediler:

21- "Übeyy b Ka’b’den (rivayet edilmiştir.) Dedi ki: Resûlullah (s.a.v.) Cebrâil’e rastladı ve:

Ey Cibril, ben ümmi bir kavme gönderildim. Bunların arasında koca karılar, ihtiyar erkekler, oğlanlar, kızlar, hiç kitap okumayan adamlar var, dedi.

Cibril o zaman:

- Ey Muhammed, muhakkak ki, Kur’an yedi harf üzerine nâzil olmuştur, demiştir."(Kur’an’ı Kerimin faziletleri ve Okuma Kâideleri. Dr. İsmail Karaçam, Marmara ünv. İlahiyat Fakl. Yayınları No 7 sayfa 21 alıntısı, et- Tirmizi, Sahihu’t -Tirmizi bi şerhı’l -İmam İbni’l Arabi, VI.63. Mısır 1934)

Tirmizi’nin bu rivayetinde ise Meğer ki Kur’an zaten yedi okunuş üzerine inmiş ve Peygamberin bundan haberi yokmuş, bu ise bir çelişkidir.

(Editörün notu: Peygamberimizden 20-40 yıl sonra kaleme alınan en eski Kur'an nüshasında harekelerin varlığı dikkat çekiyor. Rivayet tarihine bakıldığında; 1- 69/688 de Ebu’l-Esved ed-Düeli renkli bir mürekkeble harflerin üstüne, altına, önüne birer nokta koyduğu / 2- Esved'in ögrencisi Nasr ibnu Asım (89/708) de harfleri harekelediği; Kimi tarihçiler bunu yapanın Basralı Yahya ibnu Ma'mer (129/746) olduğunu; 3- Kur'an imlasında son düzenlemeyi Halil ibnu Ahmed (175/791)'in gerçekleştirdiği; Hemze, şedde, sila, revm, işmam'ın belirlendiği iddia edilse de bulunan en eski nüshalarda Kur'an'ın Allah Resulünün hayatta olduğu anda harekelerinin bildindiği ve öyle yazıldığı anlaşılıyor.)

İşin ilginç yanı Kur’an harekeli olup, bir okunuştan başka okunmasına imkan yoktur. Sonradan harekelendi iddiaları uydurmadır. Rivayetlere tabii olan kimseler dahi yedi harf iddialarının ne manaya geldiğini bundan dolayı bilememektedirler. Dr İsmail Karaçam, yukarda bahsi geçen eserin de bu konuda şöyle demektedir:

“Yedi harf ile ilgili haberlerin çok yoğun olmasına her sınıftaki İslam bilginlerinin bu konuda fikir yürütmüş olmasına rağmen, “yedi harf”in manası üzerinde bir fikir birliğine varılmamıştır. “Kur’an ilimleri" ile ilgili bir çok eserde verildiğine göre, üzerinde en çok ihtilaf edilen konu budur. Aynı kaynakların haberlerine nazaran Ebû Hatim b. Hıbbân  (354/965) bu konuda 35 ihtilafın varlığına haber vermiş, hatta bunların tamamının 40 kadar olduğu söylenmiştir. Biz bunlardan --- ancak--- birkaç tanesini örnek olarak sunacağız:

1- Alimlerin çoğunluğuna göre, “Yedi harf” den maksat, arab kabilelerinden meşhur yedisinin lehçeleridir. Fakat yinede bu kabilelerin hangileri olduğu hakkında ihtilaf vardır....

2- “Yedi harf" tabiri, medlûlü müşkül,manası itibariyle müteşabih bir deyimdir. Bu tabirin müşkül olmasının sebebi de, “el- Ahruf" kelimesinden gelmektedir. Çünkü “Harf" kelimesi bir çok manalara delalet eden müşterek lafızdır. Müşterek lafız olması hasebiyle de, hangi mananın kastedildiği --kat’i olarak-- anlaşılmaz.

Dr. İsmail Karaçam böylece devam ederek birkaç örnek daha veriyor. (sayfa 22)

Şimdi dense ki, mahiyeti belli olmayan bu tür rivayetleri neden uydurdular? Nedeni; Bir şeyin hatalı söylenmesine mazeret kabul edilmişse ve bu mazeret belli değilse, o zaman yapılacak bütün hata ve bozuk uygulamalar bu belirsiz mazerete mal edilebilir. Böylece Kur’an’a bu yönden yapılacak bütün saldırıları meşru göstermeyi amaçlamaktadırlar.

Yapılan yanlış okuyuşlara yapılacak itirazları engellemek içinde şu şekil de rivayet uydurmuşlardır:

22- Ebu Hureyre (r.a) Hz. anlatıyor: “Resûlullah (a.s.v.)şöyle buyurdular: "Kur’an hakkında münakaşa küfürdür"(K.S 1158 C.5 S. 271 alıntısı, Ebû Dâvûd, Sünnet 5, (4603))

Bu gibi hadis uydurmalarıyla, Kur’an’ın ihtilaflı okunabileceğini ve bu okunuşlar elde mevcut Kur’an’a uymasa dahi müdahale etmemek gerektiğini. Hatta münakaşa etmenin küfür olduğunu söylemektedirler. Kur’an kelimeleri çeşitli şekilde okunamaz, harekeli olarak nasıl inmişlerse yalnız ve yalnız o şekilde okunurlar. Ve bir okunuşla inmişlerdir. Değişik okumak kelimeyi değiştirmek demektir, bu ise Allah’tan başkası için mümkün değildir. Kur’an’dan, mealen:

- "Rabının kitabından sana vahye dileni oku; O’nun sözlerini değiştirecek kimse yoktur, O’ndan başka sığınılacak bir kimsede bulamazsın." 18/27

- "Elif, lam, ra. Bu kitap; Ayetleri kesinleştirilmiş sonrada hakim ve habir olan Allah tarafından uzun uzadıya açıklanmıştır." (11/1)

Daha önce metotlarının zıt rivayetler uydurmak olduğunu belirtmiştim. Bu konuda da şöyle rivayetleri vardır:

23- .......Enesten naklen........

“Sizler Zeyd ibn Sabit ile Kur’an’dan herhangi bir şeyde ihtilaf ettiğiniz zaman, Kur’an’ı Kureyş lisanı ile yazınız. Çünkü Kur’an Kureyş lisanı ile nazil olmuştur, dedi.

Onlar da işte böyle yaptılar.(Buhari. Kitabu’l Menâkıb 15 cilt 7 sayfa 3309, Ötüken 1987)

Bu hadis ile Kur’an’ın bir lisan üzerine indiğini ve yanlışlıklara ihtilaf edilebileceğini rivayet etmekle, yedi lisan üzerine indiğin ve değişik okunabileceği konusundaki rivayetlerle çelişkiye düşmüşlerdir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Murtaza 2020-04-19 10:12:09

kuran peygamberimizin vucut bulmuş halidir , ayetlerin hikayelerine bakınca bunu görebilirsiniz , ebu leheble sorunlar yaşadı , sonuçta Allahımız onu bir şekilde uyardı , zaten Allah olmasaydı peygamberimiz helak olurdu , gerçekleri metafiziğe bulaştırmayın ,

Avatar
pirifani 2020-04-16 16:13:52

ahrufu seba ve kiraatlar meselesi ki her iki mesele de farkli meselelerdir,oryantalistlerin ve islam dusmanlarinin uzerinde en cok durduklari meselelerdendir.bunun icindir ki turkiyedeki ve diger ulkelerdeki ilahiyat fakultelerinde konuyla ilgili calismalar yapilmaktadir.rivayetlerle kuyuya atilan tasi cikarmak da maalesef bunca akli basinda alim ve arastirmaciya maalesef nasib olmamaktadir.bunlarin kimisi rivayetlerle gelen gelenegi savunup ayagina siktiginin bile farkinda degildir.evet kuran bir tanedir ve bir kere bir sekilde nazil olmustur.

banner312

banner298