Kamu Denetçiliği Kurumu’nun medreselerin etkisinde kalan ilahiyat lisans tamamlama programı (İLİTAM) çalıştayında, daha önce dinihaber'in gündeme getirdiği şekilde bu programın devam etmesi durumunda tarikatlar üzerinden yeni bir darbenin beklenebileceği vurgulandı. 

İLİTAM ilk olarak SADECE Diyanet İşleri Başkanlığı personelinin ilmi birikimini arttırma, özlük haklarında iyileşme ve KURUM İÇİ terfi işlemlerinde teşvik edici rol oynaması amacıyla tasarlanmış ve başvurular bu minvalde gerçekleşmişti. Bu konuda ilk başvurular 2014 yılında başlamıştı. Nasıl oldu ise bir anda İLİTAM hiç ihtiyaç yokken tüm kamuoyuna açılıverdi. Bunda elbette EHLİ SÜNNET taifenin büyük kan kaybettiği FETÖ kardeşlerinin deşifre olması önemli rol oynamıştı. İLİTAM'ı büyük bir hokkabazlıkla kamuoyna açan gizli bir el 28 Şubatta beliren İmam, Din Dersi Öğretmeni açığını bahane etmekteydi. Oysa İLİTAM'ın kamuoyuna açılması esnasında zaten Diyanet'in ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın ihtiyacı olan personelden fazlası görev almak için sırada bekliyordu. Bir de bu konuda 28 Şubatta hakkı yenenlerin olup onlara bu fırsatın verildiği yalanı ile piyasa ikna edilmek istenmektedir. 28 Şubat mağdurlarının tamamına kaybolan hakları 2008-2012 yılları arasında en son başörtüsü serbestisi ile verilmişti. Diğer taraftan 28 Şubat mağduruyeti neden İlahiyat ile sınırlı tutulduğu da cevaplanması gereken diğer bir soru. Madem mağduriyet varsa Üniversitelerin tüm birimlerinin TIP Fakülteleri de dahil Açık Öğretim üzerinden İLİTAM gibi herkese açılması gerekmiyor mu? Kim ne derse desin İLİTAM tamamen tarikatçıların İlahiyat Örgün Eğitimi müridlerine okutmadan köpekle dalaşmaktansa çalıyı dolanma şeklinde yaptıkları/yaptırdıkları bir hamledir. Her ne kadar buradan millette faydalanıyorsa da asıl hedef organize hareket eden tarikatlara alan açma faaliyetidir.

İLİTAM'ı tüm kamuoyuna süre sınırı da koymadan açan ve bu çalışmanın altına imza atan yetkililerin geçmiş eğitim süreci, içinde bulunduğu cemaatler araştırıldığında bu sürecin tarikatlar lehine işltildiğinin ortaya çıkacağı görülecektir. Aslında bu konu bir güvenlik meselesidir ve bu işlemin altına imza atanlar hakkında devletin güvenliğini zaafa düşürmekten, 677 sayılı kanune muhalefetten işlem yapılmalıdır. 

Bilindiği gibi tarikatlar FETÖ ile aynı kaynaklara sahip ve MODERN TEKFİR HAREKETİ EHLİ SÜNNET zihniyetiyle hareket ediyor. Tarkatların kendileri dışında tüm müslümanları kafir, sapık, vahhabi, şii, selefi, tekfirci gibi yaftalarla dışladığı, liderlerini Allah dostu/müceddit/gavs/kutup gibi vasıflarla Allah tarafından vahiy almışçasına kutsal bir yere oturtup itiraz edilmez kılarlarken kendilerini de tıpkı Yahudilerde olduğu özel yaratılmış kullar olarak görüyorlar.

Tarikatların kendileri dışında herkesi kafir görüp farklı fikirlere kapalı hali Prof. Dr. Mehmet Görmez, Mustafa İslamoğlu, Prof. Dr. Mehmet Okuyan, Prof. Dr. Hayrettin Karaman gibi pekçok ilahiyatçıya uyguladıkları medya linci ile ortaya çıkmıştı.

TARİKATLAR HIZLA OKULLAŞIYOR

Şu an tarikatlar zorunlu olduğu için liseye kadar öğrencileri mevcut okullara gönderiyor. İmkanları olduğu durumda ise son bir kaç yıl içinde açık liseye / açık imam hatip lisesine ayırmakla müridlerin dışardan eğitimlerini tamamlatıyorlar. Raporda da vurgulandığı gibi imkanı olsa tarikatlar müridlerini okula göndermeme noktasında irade gösterecekler.

Ama şu an bunun da çaresini bulmuş durumdalar. Medreselerle arzuladıkları şekilde bürokrasiye hakim olamayan tarikatlar 15 Temmuz'dan sonra kuyruğu kapıya kısılan AK Parti'nin çaresiz halinden istifade ile hızla ilk/orta/lise eğitim kurumlarını açıp aktive etmiş durumdalar.

Tarikatların önünde son engel, İlahiyat Fakülteleri idi. Tarikatçı/medreseli Mehmet Emin Saraç'ın oğlu YÖK Başkanı Emin Saraç ile YÖK ve bürokrasiye yerleştirdikleri bürokratlar sayesinde İlahiyat fakültelerini yaygın eğitime açmakla o sorunu da halletmiş görünüyorlar.

İLİTAM şu an neredeyse İlahiyat Fakülteleriyle yarışırcasına mezun veriyor. Diplomalarında ise İLİTAM yazmıyor. İlahiyat Fakültesi yazıyor. Ve bu belge ile şu an kendilerine açılmayan kapı yok...

İlahiyat Fakülteleri başta olmak üzere Milli Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı'nda sinsice ve hızla kadrolaşıyorlar.

EHLİ SÜNNETÇİLER KENDİLERİNDEN OLMAYANA DERS BİLE VERMİYOR

Ehli Sünnet maskesiyle sözde dini hassasiyetle hareket eden müslüman görünümlü tarikatçı İLİTAM mezunları şu an İlahiyatlarda söz sahibi olmaya başladılar bile. Aldığımız duyumlara göre kendileri gibi düşünmeyen hiçbir öğrenciyi mülakatlarda geçirmezlerken kendilerinden olmayan mevcut öğretim üyelerine ders vermeme, Yüksek Lisans Eğitimlerinden yoksun bırakma, Panel/Konferans ile yurt dışı eğitim yasağıyla tecrit ettikleri bu şekilde kendileri dışında kimselerin öğrencileri etkilemelerinin önüne geçtikleri anlaşılıyor.

Tarikatçıların mevcut personeli engelleme ve emekliye ayrılmaya mecbur bırakma çalışmalarının yanı sıra liyakat gözetmeksizin kendi medreselerinden mezun olan öğrencilere pozitif ayrımcılık yaparak yüksek puanlarla mezun edip mülakatlarda tercih ettikleri ve böylece hızla kadrolaşmaya başladıkları aldığımız haberler arasında...

İlahiyatlar açısından durum bu iken diğer okullarda ise tarikatların hiçbir engel ile karşılaşmadan tıpkı FETÖ'nün emme basma tulumba mantığı ile kendi elemanlarına yaptıkları pozitif ayrımcılıkla tüm akademide kadrolaştığı herkesin bildiği bir gerçek.

SOSYAL BİLİMLER İLAHİYATLARDA HIZLA AZALTILDI

İLİTAM ile medreselerin İlahiyat, Diyanet ve Milli Eğitim Bakanlığı'nda kadrolaşma çalışmaları hızlandırılırken dikkat çekici bir şekilde medrese müfredatını çağrıştırır şekilde açılan Yüksek İslam Enstitüleri yaygınlık kazanıyor.

Diğer taraftan İlahiyat Fakültelerinde Felsefe, Sosyoloji, Psikoloji ve Mantık dersleri kaldırılmak ya da ders sayısı azaltılmakla öğrencinin sorgulayıcı mantığını ortadan kaldırılıyor. Böylece öğrencilerin medreseli hareketin kodlarını çözmesi engelleniyor.

EHLİ SÜNNET HAREKETİNE KARŞI KURULAN TEKFİRCİ CEMAATLER TESADÜF DEĞİL

Tarikatların kendilerini gizleme adına maske olarak kullandıkları EHLİ SÜNNET söylemi, Kur'ansız İslam projesi olup kaynağını Peygamberimize atfedilen ama çoğu iftira kabilinden hadisler ile şeyhlerin rüyalarında gördükleri ya da uydurdukları hadislerden alıyor. Hadisler dışında Ehli Sünnet'in kaynağı şeyhlerin uydurdukları ilham, keşif, rüya ve keramet türünden tamamen bilim ve akıl dışı unsurlardan besleniyor. Aslına bakarsanız düşmana gerek kalmadan bir devleti kendi kendine öldürmek için o devletin eğitim sistemini akıl ve bilim karşıtı, cahillerin kendi arasında birbirine alim pozu verip caka sattığı tarikatların kontrolüne vermeniz yeterli...

İşin acı tarafı şu ki, tarikatların doğurduğu öfke ortamı ve boşluğu ağlayana mama verme cinsinden büyük çoğunlukla dış güçlerin destekleyip peydahladığı tekfirci/selefi cemaatlerin mantar gibi piyasada yaygınlık kazanması bu işlerin tesadüfen olmadığını gösteriyor.

İki tarikatçı grubun Diyanet'e yaptığı operasyona AK Parti iktidarının sessiz kalıp atadığı FETÖ'cü ile kan kaybeden Diyanet ve İlahiyatların suskunluğu şimdilik kontrollü bir şekilde tekfirci/selefi akımlarla dengelenmeye çalışılıyor.

Aslına bakarsanız medreseler ile selefi/tekfirci gruplarının karşıt gibi görünmesine rağmen kaynak yönüyle birbirinden farklarının olmadığı göz önüne alındığında bu hareketlerin ilmilikten öte İslam dini ile devletin güvenliğini tehdit eder durumda oldukları anlaşılıyor. IŞID/DEAŞ'e el altından verilen desteklere bakıldığında tekfirci/selefi grupların pek de öyle tarikat karşıtı olmadığı, ilimle de işlerinin bulunmadığı görülüyor.

TARİKAT BAĞLANDILI MEDRESELERİN ACİLEN KAPATILMASI GEREKİYOR

Medrese meselesi partiler üstü bir şekilde Milli Güvenlik Kurulu'nda görüşülüp acilen tedbir alınması gereken bir konu. Partilerin oy korkusu ve kaygısı medreselerin siyasilerce ziyaret edilmesine neden olurken verilen tavizlerle tarikatlar her geçen gün hızla güçleniyor.

Partilerin amacı, iktidar olabilmek ve iktidarda mümkün olabildiğince kalabilmektir. Bu yönüyle bakıldığında bir vekilin ömrü 5 yıl ve tüm planları da 5 yıl ile sınırlıdır. Oysa cemaatler uzun ömürlü, on yılları bulan tecrübeleriyle devrede dış güçler de varsa yüz yıllık projeye sahip yapılardır. Yani demem o ki cemaatler meselesi siyasilerin kısır bakışı, kısa ömrü ile çözebileceği bir mesele değildir. Bu nedenle Milli Güvenlik Kurulu başta olmak üzere devletin güvenlik birimlerinin bu işe el atması önem arzetmektedir.

FETÖ'den edindikleri tecrübe ve dış güçlerin desteği de göz önüne alındığında tarikatlar ve kontrolündeki medreseler, Milli Eğitim Bakanlığı'na alternatif eğitim kurumlarını oluşturmak yönüyle tehlike arzediyor.

Devlet ihmal eder ama unutmaz, kuralı her nasılsa bu tarikatlar söz konusu olduğunda tıpkı FETÖ'nün üstünün örtüldüğü gibi bir şekilde üstü örtülüyor ve balık hafızalı hale dönüyor. Devlete unuttuğu ve görmezden gerçeği hatırlatalım: 17-25 Aralık sürecinde istisnasız tüm tarikatlar "Fetullah Gülen hainini EHLİ SÜNNET alim" deyip sahiplenmiş, gizli gizli tamamı muhalefet partileri ile görüşüp Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı devirme planlarının içinde yer almışlardı.

Son yapılan Kamu Denetçiliği Kurumu’nun medreselerin etkisinde kalan ilahiyat lisans tamamlama programı (İLİTAM) çalıştayında da görüldüğü gibi tarikatlar/medreseler şu an FETÖ'nün mirasçısı olarak hızla kadrolaşıyor.

FETÖ'den fazla olarak bilimden uzak, bağnaz, IŞİD'çi zihniyetle her tür yeniliğin karşısında duran medreseler, sahip oldukları Yeniçeri mürid ordusuyla konuşan herkesi linç eden durumları göz önüne alındığında tarikatların yapacağı darbede 15 Temmuz'u mumla arayacağımız günler pek yakın..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
berkemal 2020-01-31 15:14:45

sizin site başta olmak üzere tüm ehli sünnet düşmanlarından bu ülkeyi temizleyeceğiz.

Avatar
Cemal 2020-01-31 16:35:14

Buralarda okuyan kimin çocukları,kimin insanı lütfen cevaplayın.? Bu ne düşmanlık

Misafir Avatar
cemal'e 2020-01-31 17:37:21 @Cemal

cemal efendi, ilitamda okuyan pek çok müslüman çocğuna elbette lafımız olamaz. ama burayı tarikatçı ve medrese müridleri bazında düşündüğünde bunların elinde ilitam silah olup çıkıyor. sen gariban gariban okur gider başvurur beklersin hakkını. bu kahpenin çocukları fetö gibi birbirlerini alır alır yukarı taşırlar. önlerinde en büyük engel diploma idi. şimdi oy derdine düşmüş erdoğan ve ak partinin gafletinden artık o diplomaya da sahipler. ak parti yanlış yapıyor. başta şu diyanete atadığı fetöcü itle dine en büyük darbeyi vurdu ak parti

Beğenmedim! (6)
Avatar
Arkadaş 2020-01-31 16:50:27

Destekliyorum bu ilitam dine yapılmış en büyük kötülük. Ama hükümet her zamanki gibi kimseyi dinlemiyor yanlışta ısrar ediyor.

Avatar
müftüler 2020-01-31 14:58:54

çok güzel bir makale, diyanete yapılan operasyon bir kalkışma idi. ardından atanan fetöcü başkanda diyaneti ehli sünnet denen iblislerin operasyonuna açtı. dinihaberler.com'u kapatması ve fetöcü müftülerin tavsiyesi ile açtıkları diyanet sitesi de bu kadrolaşmanın hız kazanması adına idi. oyunlarını dinihaber.com bozdu. devlet hala bu fetöcü vatikan ziyaretinde bulunan başkanı seyrediyor. ak parti bu işin neresinde bilemiyoruz. müftüler imamlar kurs öğreticilerimiz ak partinin atadığı başkanla birlikte korku içindeyiz. tarikatların emri altına girdik. hutbeler ismailağadan hazırlanıp geliyor adeta. tarikatlar hızla kurs ve okul yapımına girdiler. adamlarda dehşet para var. karar versinler yeter. bir yılda koskoca kurs ve okulu bitirip işleme sokuyorlar. bunların kurslarına onay vermeyeni vali ve kaymakamları devreye koyarak olmadı meclise yerleştirdikleri ehli sünnet vekillerle tehdit edip birbir onay alıyorlar. bunların kurslarında öğrenciler milleti eğitimin okkullarına gönderilmiyor

Misafir Avatar
hasan 2020-02-01 01:10:11

müftüler denen yorumcuya aynen katılıyorum. diyanet hiç bu kadar ayağa düşmemişti. fetöcünün ne yaptığı toplantılar ne gittiği ziyaretlerde diyanetin bir saygınlığı kalmadı. mehmet görmezin bir saygınlığı vardı. millet onu görmek için sıraya girerdi. bu fetöcü ile yanyana gelmemek için millet kaçıyor. ne verdiği söze güven var ne yanındaki acemi çaylaklara.

Beğenmedim! (1)
Misafir Avatar
müftü 2020-01-31 19:29:42 @müftüler

müftülere aynen katılıyorum. birkaç yalaka dışında ki onlar da zaten yalakalıklarının karşılığını il müftülüğü olarak aldı. erdoğanın fetöcüye danışmadan atadığı bir kaç il müftüsünü istisna tutuyorum. geri kalan tüm müftüler rahatsız diyanetten

Beğenmedim! (2)
Avatar
Kul 2020-01-31 15:23:45

Vahim bi durum var gerçekten

Avatar
Imam 2020-01-31 17:03:40

Zamaninda sizde ciksin diye yirtiniyordunuz simdi.nooldu gafiller...
ADMİNİN YORUMU: BİZİM SAVUNDUĞUMUZ İLİTAM SADECE DİYANET PERSONELİNİN İLMİ BİRİKİMİNİ ARTTIRMAK AMACIYLA DİYANETLE SINIRLI, DİYANET İÇİ ÖZLÜK HAKLARI VE TERFİ İŞLERİNDE KULLANILMASI AMACIYLA VERİLEN DESTEK İDİ. MEVCUT İLİTAM AÇIK ÖĞRETİM FAKÜLTESİ ÜZERİNDE HERKESE AÇILDI. DİYANET ZATEN İMAM HATİP MEZUNLARINI PERSONEL ALDIĞI VE İNCE ELEYİP SIK DÖŞEDİĞİ İÇİN İLİTAMA GİRENLER ÜÇ AŞAĞI BEŞ YUKARI BELLİ İDİ. ŞU AN İSE YOL GEÇEN HANINA DÖNDÜ

Avatar
deli dumrul 2020-01-31 20:18:51

ne çabuk unuttu bu millet, haçlıların tarikatlarla afrikaya girip sömürge haline getirdiğini, ırakın kesnizani tarikatıyla dağıtıldığını, afganistan ve pakistanın tarikatlarca işgal altında olup pislikten kokuştuğunu, israilin ortadoğuda 70 tarikatı finansa ettiğini, gavs ve kutupların tamamının papaz olup sakal sarık ve cübbe ile kendlerini gizlediğini, cübbeli şeytanın ihsanın sofuoğlu, kaplan denen papazların konuşmalarının kur'an'a aykırı olup tüm tarikatların kur'an düşmanı olduğunu bu gerizekalı millet ne çabuk unuttu.

Avatar
ahmet gül 2020-01-31 21:00:17

ak partinin en başarısız olduğu alan diyanet ve diyanete atadığı fetöcü. tarikatlar hiç olmadığı kadar ak parti döneminde güçlendiler. erdoğan bu imam hatipleri neden açtı anlamış değilim. şu an imam hatipler ile ilahiyatlar tarikatların baskısı altında. diyanetin kendisi fetöcü itle o göarevden alınan bir elazığlı şerefsiz yüzünden hala korkuyorlar. kimsenin kimseye güveni yok. bu mu ak parti özgürlüğü. chp döneminde bile bu kadar baskı altıdna olunmamıştı