İslam topraklarında deşifre olan ilk İslam menşeli İngiliz fitnesi FETÖ’den sonra FETÖ ile aynı kaynakları kullanan tarikatçı yapıların telaş ile buldukları sanal konularla gündem oluşturup taraf toplamaya çalıştıklarını görüyoruz.

Haçlı batının Müslümanları bölme ve oyalama projesi 15 Temmuz sonrasında haliyle sekteye uğradı. Millet artık İslami tandanslı tüm yapılara şüphe ile bakarken İmam Hatip ve İlahiyatlara olan güven ise bir o kadar arttı.

Haçlı batı destekli bu yapıların en büyük özelliği, Kur’an’dan olabildiğince uzak durmaları, uydurma hadis ve menkıbe karışımı bir din pazarlayarak buldukları taraftarlarla ayakta durmaları idi.

“Kim bu cemaatler?” denecek olursa bu günlerde İmam Hatip, İlahiyat ve Diyanet’e saldıranlara bakıldığında bu cemaatlerin amacı daha net anlaşılıyor. İşin ilginç tarafı ise saldırıda kullandıkları enstrümanlar…

Beyfendiler tüm hatalarına rağmen Hadis taraftarı gözükürken kurnazca bir taktikle kendilerini deşifre eden kimseleri, “Kur’ancı, mealci” sıfatıyla vasıflandırırken yan ürün olarak da Müslümanları kutuplaştırılmakla ayrı bir menfaat elde ediyorlar.

Zaten Kur’an, Allah’ın korumasında iken Kur’an ile birlikte bir şekilde dini yaşam ile dini yaşamı şekillendiren hadislerin paralelinde İslam kültür ve düşünce tarihine etki ettiği muhakkaktır.

Münferid birkaç hadis eleştirmeninden yola çıkarak “Kur’ancı, mealci” şeklinde savunma içine girmek bu dine yapılacak en büyük kötülüktür.

Kur’an, Allah’ın ipidir. (Ali İmran, 103) Hablullah İslam’dır, Kur’andır. Kur'an'ı tatbik eden Allah Resulüdür.

Meal ise Kur’an’ın anlamıdır. Ve Allah pek çok ayette bizlere Kur’an’ın anlaşılmasını ve üzerinde düşünülmesini emretmektedir. Herkes Arap olmayıp Kur’an’ı anlayamayacağı ortada iken 7 bin yaşayan dilin olduğu yerde Kur’an mealinin olması bir zorunluluktur.

Doğal olarak tüm Müslümanlar Kur’ancı ve mealcidir. Ve böyle olmaları da üzerlerine farzdır.

Bir kimsenin doğru yanlış hadis tenkit edip "Kur’an bize yeter" demesini eleştirmek başkadır. Tüm Müslümanların kurtuluş reçetesi olan Kur’an ve meali ile o kişiyi yaftalamak başkadır.

İNGİLİZ KUR'ANSIZLAŞTIRMA PROJESİ DEVREDE

Bu gün bu durum tarikatlar eliyle öyle bir hal almıştır ki, bir müslümanın adeta kendi kitabını açıp okuması, oradan konuyla ilgili bir ayet okuması dahi büyük bir utanç vesilesi haline gelmiştir.

Tarikatlar, İngiliz Golston'un "Müslümanların elinden Kur'an'ı almadıkça kendilerini başarısızlığa uğratmamız mümkün değildir" sözleri sonrasında oluşturulan Kur'ansız İslam projesinin parçası olarak desteklenen yapılardır. Ve bu gün bu görevlerini her zamankinden daha iyi yapmaktadırlar. 

Dikkat ederseniz, hadis tenkidi yapanları eleştirenler, üslubunca doğrudan eleştirmenlere yönelik sözler söyler, tezlerini çürütürken tarikatçılar hadis tenkidi yapanlardan ziyade "Kur'an'ı" hedefe koyup "Kur'ancılar, mealciler!" yaftasıyla karşı tarafı susturma amacı gütmektedirler.

Bu gün bu tuzak öylesine tutmuştur ki bir Müslüman herhangi bir konu hakkında bir ayet okusa, "Mealci, Kur'ancı" yaftasıyla adeta çok ayıp bir iş yapıyor gibi mualeme görmektedir. 

Hele hele hadis eleştirmenlerini, tenkit edenlerin ilmi seviye ile hayatlarında yer tutan hurafelerine bakıldığında bu kişilerin kaş yapayım derken göz çıkardıkları ise işin bir başka rezil boyutu.

Katı laikliğin hüküm sürdüğü dönemde varlık mücadelesi içinde olan Müslümanlar, hayatın normalleşmesiyle birlikte bu gün bir arınma dönemine geçmiş durumdalar.

Baskının bittiği yerde dost düşman demeden oluşturulan saflar kadar cepheyi zayıflatma adına araya sızan FETÖvari ajan unsurlardan arınma döneminin başladığı yerde akıl sahiplerinin bu yaftacılara karşı uyanık olması, meydanı bu cahillere bırakmaması ve yeni cephelerin açılmamasına özen göstermeleri bir vecibedir.

Bu gün Müslümanlar arasında bir arınma süreci başlamış ve bu saflar berraklaşıncaya kadar da devam edecektir.

Bu süreçte en çok bağıranların da haliyle Müslümanların sırtından geçinmeye alışmış tarikatçı himmet yapıları olduğu dikkat çekiyor.

İslam, Müslümanların dini olunca haklı olarak Müslümanlar hesap verme ve yeni fitnelere neden olmama adına kılı kırk yararak konuşurken Abdullah bin Ubey bin Selul’ün torunlarının gündem bulmakta pek sorun çekmedikleri, Müslümanları birbirine kırdırmada pek bir keyiflendikleri görmemek için kör olmak gerekir.

Hele bir de bu fitne yapılar sektör haline gelmiş, bu sektörden de on binlerce insan geçim kapısı elde etmişse varın tehlikenin boyutunu siz tahmin edin.

Cemaat sektöründen geçinen on binlerin olduğu yerde bu sorumsuzların İslam adına çalıştığını iddia etmek elbette büyük saflıktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kimsenin Zoruna gitmesin Gerçekler Acıdır Ama.. Bu 2019-02-24 19:11:09

beyin yok ki imamlarda, diyanette niye kur'an-ı yaşamak zor olduğu için ve kendileri de kur'an-ı yaşamadıkları ve dürüst, merhametli, kitap kurdu olmadıkları için insanları kur'ana çağırmazlar çünkü karakter olarak yamuk insanlardır resmen imamların ve diyanetin elemanlarının her yerinden pislik, şirk pisliği, cimrilik, dedikodu, hasetlik, fesatlık, toplumu ifsat, kitap okumama, insanları yaftalama, kendinden olmayana ön yargıyla bakma ve asla, katiyyen dinlememe dökülür, hadislere çağırılar bir türlü kur'anın manasıyla hayatı buluşturamazlar, öyle bir kabiliyet ve bilgileri de yok zaten.ölüye kur'an diriye hadis okurlar.çünkü tezgahlarının sürmesi için böyle bir düzenin devam etmesini isterler. ama böyle giderse yemin olsun Allah başımıza bela yağdıracak. kurtuluş sadece ama sadece kur'ana dönmek (hadis denen kur'anı devre dışı bırakan uyduruk sözleri bırakmak) kuran ile ortak aklı ve hayatın sorunlarını buluşturmak, çözüm aramak, kur'an ve akılla insanlara mutluluk sunmaktır.

Avatar
Türkoğlu 2019-02-24 19:26:26

cemaatlerin, tarikatların sifillerin. menzillerin, gavasların, şeyhlerin, cübbelinin zübbelinin, ihsanı şeytanların, silimanilerin hepsinin Allah belasını versin (amin). amaçları Allah'ın dini olan kur'anın manasını insanlarla buluşturmak değil , zaten öyle kur'an-i düzgün bir yaşamları da yok hep çakalllık peşindeler(torpil, adam kayırma, dedikodu, yalan dolan, iftira , tembellik, mütevazilik ve insanları ön yargısız dinleme sıfır), çünkü kur'an-ı yaşamak zor olduğu için işlerine gelmez. amaçları insanların din duygularını istismar etmek, dini söylemlerle çıkar sağlamak tezgahlarını ve düzenlerin sürdürmek milletin paralarını uyduruk dini fetvalarla cukkalamaktır, sakal denen kılla, sarık denen şapkayla, cübbe denen entariyle, milletin gözünü boyamak ve din tacirliği yapmaktır. bir de bunu yani arabın bu giyiniş tarzını sünnet diye din diye satarlar. dinden anladıkları sadece budur

Avatar
pirifani 2019-02-24 21:38:11 @Türkoğlu

malum zumreler eskiden beri kendileri gibi dusunmeyenleri yaftalamakta pek mahirdirler.abduhcu ve vehhabi en cok kullandiklariydi simdilerde buna kuranci mealci de eklendi.adamlar zaten kendilerinin kuranci olmadiklarini itiraf etmiyorlar mi? zaten kendilerini ehli sunnet vel cemaat olduklarini idda etmiyorlar mi? ne demek cemaat?Allah resulu kurani mi birakti cemaati mi birakti?bunlara tanimlayacak en guzel lakab kuransiz olmalidir.kendilerine ne derlerse desinler ister ehli sunnet ister naqsi kadir fark etmez muslumanlar indinde bunlari tanimlayacak en isabetli lakab kuransizdir.kuran dusmani da olabilir.namaz sekillerini yerine getirdiklerine ve turbe ziyret eder gibi gittikleri mekkeye gitmelerine bakip husni zanda bulunmak yersizdir.

Beğenmedim! (3)
Avatar
imameyn 2019-02-27 07:09:02

siz nasıl olur da hadisleri dolayısıyla sünneti Resulullahı devre dışı bırakırsınız. diyanete sizin gibi sapkın bir başkan gelmeyince kudurdunuz kininizden, ali erbaş ehli sünnettir. tarikatın ileri gelen hocalarındandır. onu bu günler için biz yetiştirdik ve artık diyanet ehli sünnetin kalesi olacaktır. tarikattan gelmeyen hiç kimse artık din görevlisi olamayacaktır. erdoğan da bunu bilir ve artık destekler. isterse desteklemesin. ab ve amerika ona gereğini yapar.