Şirk koşanları Allah’a hiç inanmayan, tahtadan taştan heykellere tapınan kişiler zannediyorsak müşrikleri tanımıyoruz demektir. Müşriklerin kimler olduğunu bilmiyorsak onlar gibi olmamız da an meselesidir. İçinde yaşadığımız çağda tarikat şeyhini, tuttuğu takımı, benimsediği ideolojiyi ve hevasını ilahlaştıran pek çok müşriği fark edemezsek onlar gibi olma ihtimalimiz çok yüksek demektir.

İnsanı müşrik duruma düşüren Allah’ın yanına/yakınına birilerini yerleştirmek, Allah ile aralarına aracılar koyarak onları kutsallaştırmaktır.[1] Müşriklerin en büyük özellikleri “Sadece Allah” denildiğinde huzursuz olmalarıdır, Allah’a yakın saydıkları kişiler de araya konunca sevinç duyarlar (Zümer,45). Bu mantık sonucunda Allah ile insanlar arasına “Allah’tan aşağı, insanlardan yukarı” kabul edilen bir “tanrıcıklar sınıfı” oluşmaktadır. Aslında bu sınıf Allah ile kullar arasına çok derin bir set çekmiştir. İşte Kur’an bu seti yıkmak için gelmiştir.

Şirk, yaratıcının özelliklerini yaratılmışlar arasında paylaştırmaya çalışmaktır. O’na denk güçler ve O’nunla aynı nitelikte varlıklar olduğunu iddia ettiğinizde şirke girersiniz. Bütün kâinatta tek egemen güç olan, yaratan, yaşatan, rızık veren ve öldüren Yüce Allah’ın özelliklerini başkalarına vermeye hiç kimsenin hakkı yoktur, bu özellikleri başkalarına vermek kimsenin haddine değildir. Âlemlerin Rabbi Allah’tır, öyleyse araya kimseyi sokmadan sadece O’na kul olunmalı ve O’ndan medet umulmalıdır. O’ndaki sıfatlar bir başkasına verilmemelidir. Ne kadar salih ve takvalı olursa olsun hiç kimse Allah’a denk tutulmamalıdır. Yüce Kur’an bize şöyle seslenir:

“De ki: Hamd olsun Allah'a, selam olsun seçkin kıldığı kullarına. Allah mı daha hayırlı, yoksa O'na koştukları ortaklar mı? Yoksa gökleri ve yeri yaratan, gökten size su indiren mi? O suyla, bir ağacını bile bitirmeye gücünüzün yetmediği güzel güzel bahçeler bitirdik. Allah'tan başka bir tanrı mı var? Doğrusu onlar sapıklıkta devam eden bir güruhtur. Yoksa yeryüzünü oturmaya elverişli kılan, aralarından (yer altından ve üstünden) nehirler akıtan, arz için sabit dağlar yaratan, iki deniz arasına engel koyan mı? Allah'tan başka bir tanrı mı var? Doğrusu onların çoğu (hakikatleri) bilmiyorlar. Yoksa darda kalana kendine yalvardığı zaman karşılık veren ve (başındaki) sıkıntıyı gideren, sizi yeryüzünün hâkimleri kılan mı? Allah'tan başka bir tanrı mı var? Ne kadar da kıt düşünüyorsunuz? Yoksa karanın ve denizin karanlıkları içinde size yolu bulduran, rahmetinin (yağmurun) önünde rüzgârları müjdeci olarak gönderen mi? Allah'tan başka bir tanrı mı var? Allah, onların koştukları ortaklardan çok yücedir, münezzehtir. Yoksa ilk baştan yaratan, sonra yaratmayı tekrar eden ve sizi hem gökten hem yerden rızıklandıran mı? Allah'tan başka bir tanrı mı var! De ki: Eğer doğru söylüyorsanız siz kesin delilinizi getirin? De ki: Göklerde ve yerde, Allah'tan başka kimse gaybı bilmez. Ve onlar ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.” (Neml, 59-65).

Müşrikler “Allah yoktur” demedikleri gibi, yalvardıkları kimselere de “bizi bunlar yarattı” demezler. Şirk koşanların ağızlarından hiç düşürmedikleri sloganları şunlardır: “Allah’ın izniyle bizi kurtarıyorlar, Allah onlara yetki verdi, onlar Allah’ın sevgili kulları bize yardım edebilirler”

Oysa Allah hiç kimseyi kendisine ortak etmez ve kimseye özel tasarruf yetkisi vermez: “Onlar, Allah ile birlikte, hakkında O'nun hiçbir kanıt indirmediği şeye kulluk ediyorlar. Kendilerinin de onunla ilgili bilgileri yoktur. O zalimlerin yardımcısı olmayacaktır.” (Hac, 71).

Allah’a yakın kabul edilen kişiler masallar ve asılsız menkıbeler yoluyla kutsallaştırılarak Allah’ın yanında onlardan da medet umulur. Önceleri Allah’ın yanında olan bu kişiler zamanla Allah’ın yerini alır. İşte bu şirk mantığıdır. Kişi ya başkasını yücelterek tanrılaştırır ya da heva ve hevesini Allah’ın emir ve yasakları üzerinde görerek kendisini ilah edinir.

Allah’a inanmakla birlikte hayatının merkezine başkalarını koyan (parti, takım, para, düşünce akımı, mezheb, tarikat, sporcu vs.) Allah’a ortak koşuyor demektir. Bir kimse için Allah’ın rızası değil de başkalarının rızası daha önemliyse, bu kişi şirk bataklığı içinde yüzmektedir. Nasıl yaşamamız gerektiğine, neyin iyi neyin kötü olduğuna ve hayatımızı düzenleyen ilkelerin neler olması gerektiğine Allah değil de başkaları karar veriyorsa, hayatımızda Allah ile birlikte başka ilahlar var demektir. Bu kişinin Allah’a iman ediyor olması akıbetini değiştirmeyecek, şirk suçundan yargılanıp hüküm giyecektir.


[1] Seyyid Kutup, Kur’an’ın Gölgesinde Şirk ve Müşrik, (Tercüme: Muhammed Ateş), s: 292-297.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.