Bu gün bir twitter kullanıcısı “Mustafa İslamoğlu, 1998 yılında Human Rights Watch adlı Soros derneğinden hibe aldı” twitini paylaştı.

Bu twiti, ilmi ile sevenlerine yön vermek yerine sataşmakla yol alacağını zanneden Ebu Bekir Sifil RT’ledi.

Ebu Bekir Sifil’den de tabi ki açık araması ve kaçak güreşmesi ile tanıdığımız diğer bir hurafeci İhsan Şenocak RT’ledi.

Arkadaşların İslamoğlu'nun açığını faş etmesi elbette İslami hassasiyetlerinden kaynaklanmıyor. Aynı kuruluşça ödüle layık görülmeleri durumunda ikilinin nasıl caka satacaklarını aşağı yukarı tahmin edebiliyoruz.

Ama olsun! İlmi iflasın da verdiği hamasetle ortamdan istifade "Vurun kahpeye" modu şu anlık en kazançlı çıkar yol...

Ve bu ikilinin kışkırtmasıyla piyasa bir anda İslamoğlu aleyhine paylaşımlarla doluverdi.

Hurafeciler büyük bir zafer elde etmiş ve düşman olarak gördükleri İslamoğlu cephesinde büyük bir gedik açmanın heyecanıyla pek keyiflenmişlerdi.

Gün ortasında bir açıklama yapan Mustafa İslamoğlu, “Human Right Watch uluslararası bir İnsan Hakları Kuruluşudur... 1990’lı yılların başında bana Kürt Sorununa İslami Çözüm ve Bir köşe yazımdan dolayı 5816 sayılı yasaya muhalefetten iki ayrı ceza verildi ve hapse atıldım. Bu sebeple 1998 yılı Hellman-Hammet İnsan Hakları Ödülü verilen isimlerden biri de ben oldum... Verilen para ödülü 2000 dolardı ve elimi dahi vurmadan ihtiyaç sahiplerine dağıttım.” dedi.

Yani ödülün verilme nedeni İslamoğlu’nun “Kürt sorununa dair İslami çözüm önerileri” imiş. Bunu bir kenara not edelim.

İslamoğlu’nun bu açıklamasından mıdır yoksa HRW'nin Türkiye temsilcileri, “Ne yapıyon lan İhsan? Biz seninle aynı cephede farklı isimlerle Müslümanları birbirine kırdırtıyoruz. Bizi nasıl karalarsın mı?” dediler, ne? İhsan Şenocak pek geçmeden RT yaptığı twiti siliverdi.

Biz öncelikle bu kuruluştan ödül alan Türkiyeli başka yazar ve çizerlerin isimleri üzerinde duralım:

Human Rights Watch adlı kurumun düzenlediği “Hellmann Hammett ödülü” adı altında paralı ödül alan yazarlar arasında Abdurrahman Dilipak'ı da görmek bizi şaşırtmıyor. Dilipak’ın bu kurumun ödülüne neden layık görüldüğü henüz kendisince açıklanmasa da listedeki diğer isimlere bakıldığında bu ödülün kendisine neden verildiği aşağı yukarı anlaşılıyor.

HRW'den ödül alan Şanar Yurdatapan’ın açıkladığı o yazarlar şunlar: Ahmet Şık, İlker Demir, Ahmet Altan, Ali Bayramoğlu, İsmet İmset, Fikret Başkaya, Ali Erol, Atilla Halis, Ayşenur Zarakolu, Erol Anar, Ertuğrul Kürkçü, Leman dergisi, Eşber Yağmurdereli, Haluk Gerger, İsmail Beşikçi, Koray Düzgören, Mehmet Oğuz, Şanar Yurdatapan, Oral Çalışlar, Ragıp Duran, Işık Yurtçu, Recep Maraşlı, Zeki Okçuoğlu, Sefa Kaplan, Yaşar Kemal ve Yılmaz Odabaşı.

Zeki Okçuoğlu, Abdullah Öcalan’ın avukatı olarak dikkat çekerken diğer isimlerin çoğunun kendini kürt davasına adadığı, bir kısmının devlet düşmanı olduğu, bir kısmının da İsrail menfaatlerini ülke menfaatlerinin üstünde tuttuğu biliniyor. Zaten HRW'de verilen ödül nedenini kendi sayfasında açıkça belirtmiş durumda...

Bu isimler arasında ödülü kabul etmeyen tek isim İsmail Beşikçi. Kendisine üç kez farklı zamanlarda bu teklif yapılıp hesabına para yatırılsa da bu parayı ve ödülü Beşikçi kabul etmiyor. Ama burada da bir ayrıntı dikkat çekiyor. Ödülü kabul etmeyen Beşikçi’ye HRW, “Arzu ederse isminin gizli tutulabileceği” taahhüdünde bulunuyor.

Bir ABD kuruluşu neden ısrarla bir kişiye ödül vermek ister bu da anlaşılır gibi değil…

Demek ki ismi açıklananların yanısıra Türkiye’de ismi açıklanmayan epey bir yazar çizer var.

Mustafa İslamoğlu’na twitter hesabından destek veren Yıldıray Oğur’un “Bu arada Human Rights Watch 1978’de kuruldu, Soros’un falan değil. Ödülün adına verildiği Hellman, McCarthy cadı avında sorgulanmış bi sosyalist yazar. Eşi Hammett de meşhur bi polisiye yazarı. İkisinin de Soros’la alakası yok. Her devrin cadı avı, McCarthyciliği ayrı tabii” twiti dikkat çekiciydi.

Yılların yazarı Yıldıray Oğur, nasıl olup da HRW’nin 2010 yılında “George Soros, İnsan Hakları İzleme Örgütüne 100 Milyon Dolar Verecek” manşetiyle Soros’un 10 yıl boyunca milyonları HRW’ye akıtacağını ıskalayabilmişti.

Şu bir gerçek ki ABD’nin uluslararası ne kadar kuruluşu varsa tamamı alttan veya üstten, sağdan veya soldan bir şekilde İsrail’in çıkarlarını gözetmek üzere kurulur. Yapılan her tür çalışma ya o gün İsrail’in çıkarını koruduğu ya da ilerde işine yarayacağı düşünülerek planlanır ve icra edilir.

Neyse biz konumuza tekrar dönecek olursak;

HRW ödülüne layık görülen Mustafa İslamoğlu’nun o günlerde Kürt meselesine İSLAMCI bir bakış ile çözüm serdettiğini hepimiz biliyoruz.

Lakin şurayı dikkatlerden kaçırmayalım ki ehli küfrün bir örgütü olan HRW, Kürt meselesinde hassas davranırken İSLAMİ MÜCADELEde körleri ve sağırları oynamıştır.

Olayın diğer boyutuda şu ki Türkiye'den ödül verilmeye layık görülen isimleri HRW'ye kimin nasıl belirlediği ve ne şekilde ilettiği ise işin bir başka şüphe çeken yönüdür. 

28 Şubat öncesi ve sonrasında İSLAMİ DÜŞÜNCESİnden dolayı mahkemeye düşüp mahkum olan bir çok ismi HRW pas geçmiştir. Mesela;

Rahmetli Necmettin Erbakan

Cumhurbaşkanı Erdoğan

Emine Şenlikoğlu

Salih Mirzabeyoğlu

Halis Bayancuk (hanzala)

Alparslan Kuytul

Yakup Köse

Asım Yenihaber (1 trilyon davası)

Vehbi Kara gibi fikrine katıldığımız katılmadığımız nice İSLAMCI aydın ve yazarlara HELLMAN-HAMMETT denen kuruluş nedense ödül vermeye layık görmedi?

Bırakın ödül vermeye liyakati HRW bir kez olsun 28 Şubat zulmünü kınamadı bile…

Ve şu an 28 şubat mağduru en az 600 kişi hala rejim ve devlet muhalifi olmaktan içerde ve bir çoğu da hapishanede işkence altında can verdi ve veriyor. 

28 Şubat'ta örtüsü başından alınan, okuluna ve işyerine sokulmayan, asker oğlunun törenine dahi alınmayıp tel örgüler ardında göz yaşı döken başörtülü bacılarımızdan hangisinin insan hakkının ihlal edilmediği ileri sürülebilir ki? Tüm bu zulümler devam ederken maalesef HRW olanı biteni seyretmekle yetindi.

Biliyoruz ki hurafecilerin amacı üzüm yemek değil bağcıyı dövmek. Ama biz de dönüp kendimizi gözden geçirelim ve ehli küfrün niyetinin pek de samimi olmadığını görelim.

HRW ve dış güçlerin amacı o gün belki de İslamoğlu üzerinden alevlendirmek istedikleri KÜRT MESELESİNE İslamcıları da dahil ederek kamuoyu oluşturma çabası idi.

HRW’nin İslamoğlu’na verdiği ödülün arka planını bilmediğimiz gibi burada İslamoğlu’nun niyetini de sorgulayacak değiliz. Ama bu günden sonra İslam davası derdinde olanların bu olaydan ibret alıp ehli küfrün hak adına da olsa yaptığı maddi ve manevi desteğe tevessül etmemesi gerekir.

Görüldüğü gibi yeri geldiğinde bu belgeler ortaya saçılıyor veya birileri bu belgeleri karşıyı susturma adına kullanıyor. Sonuçta muarızların ağzına laf düşerken sevenlerin kalbine şüphe düşüyor.

Bu gün gelinen noktada Mustafa İslamoğlu kendisini ne kadar savunursa savunsun, muarızlarının tutumu ortadadır. Niyet ne kadar halis olsa da muarızlar DERLER ANAM DERLERR modundadırlar.

Hibe etmiş dahi olsa dava sahipleri gelirlerinin TAYYİB olma zarureti bulunduğu gibi isimlerini de temiz tutmak zorundadırlar. Hatırlanacak olursa hurafecilerler ile bir kısım muhalif Müslüman siyasiler Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Yahudi lobilerden aldığı ödülle vururken Abdülaziz Bayındır'ı da Papa'ya yazdığı mektupla vurmak istemişlerdi.

Bu arada iki çift laf da Mustafa İslamoğlu'nu sevenler ile muarızı olan hurafecilere etmek gerekir:

Siz, ilimden yoksun bir şekilde birbirinizi liderleriniz üzerinden vurmaya devam etmek veya savunmak zorunda kaldığınız müddetçe ancak ehli küfrün ekmeğine yağ sürersiniz. Bu ödülün yıllar önce herkesin bilgisi dahilinde verilmesi, İslamoğlu'nun kendi kişisel sayfasında da alenen açıklamasına rağmen bu gün birilerinin bunu gündeme getirip başlattığı kör döğüşü bunun en bariz delilidir.

Müslümanlar, Kur'an merkezinde peygamberin liderliğinde toplanmayı bırakıp liderlerinin etrafında toplanmayı marifet bildikçe; ilme ilimle, düşünceye düşünceyle, yoruma yorumla İslam ahlakınca karşılık vermedikçe bu kör döğüşünün biteceği de yok gibi.

Özellikle hurafeci kanadın, İslam adına yapılacak başka bir iş yokmuş gibi neredeyse 15 yıldır Mustafa İslamoğlu ile yatıp kalkmaları ne kadar boş olduklarını göstermeye yetip de artıyor bile... Hurafeci kanatta, "İslamoğlu'nun susturulması durumunda dünyanın güllük gülistanlık olacağına, bu uğurda çıkardıkları fitne sonucunda cennete gideceklerine dair bir kanaatin olduğu" dikkat çekiyor. Lakin İslamoğlu'nun olmadığı 90'lı yıllar öncesinde de dünyanın güllük gülistanlık olmadığı üzerinde kafa yormaları durumunda gerçeği görecekleri bir vakıa.

Keşke organize güç sahibi olan hurafeciler, İslamoğlu ile uğraştıkları kadar kendi lider ve kaynaklarının Kur'an ve Peygambere aykırılığı üzerinde kafa yorsalar ne tüm vakitlerini harcadıkları İslamoğlu ne kendileri ve ne de İslam ümmetinin bu halde kalmayacağı açık bir gerçektir.

Diğer tarafa gelince elbette zulme uğrayan Müslümana, sahip çıkmak gerekir. Lakin bu sahipleniş kuru cemaat hamasetiyle gerçekleşiyorsa bu sahiplenişin ihlas içerdiğini iddia etmek pek samimi bir söylem olmasa gerektir. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kul 2018-12-31 18:48:16

Savunacak adamı bulmuşsunuz. Allah sizi birlikte haşreylesin.

Avatar
Fatma 2018-12-30 23:20:29

Bizim insanımızda malesef lideri kusursuz görme ve onu yüceltme huyu hep var beğendiğimiz alimin görüşlerinde hata yapabileceğini unutuyoruveriyoruz veya işimize öyle geliyor .benim yerime o düşünsün doğruyu bulsun bende onun fikrini savunayım mantığı yanlış.kendimiz düşünerek doğruyu bulabiliriz .Peygamberimiz as. da hata yapmış vahiyle uyarılmıştır.

Avatar
Memet imam 2018-12-31 18:21:25

Yorum yazanlar dini haberin kendi adamları sanırsam. Ey dini haberler bu dünyanın öbür tarafı da var. Biraz adam olun adam

Avatar
pirifani 2019-01-01 00:07:39 @Memet imam

zannin cogundan kacininiz! insanlar hur iradeye sahiptirler.burada hurafecileri savunanlar oldugu gibi ersoyu islamoglunu ikbali iskilipliyi savunanlar da yazabilir yazabilmeli.beyninize giydirdiginiz unuformalari cikarip serbest dusunmeyi ne zaman ogreneceksiniz? sisizn gibi dusunmeyen insanlarin gizli planlari oldugu dusuncesinden vaz gecin.belki baskalari hakkinda art niyet ithaminda bulunmaniz sizin gercek yuzunuzu desifre ediyordur,ne dersiniz? sizler de herkesi kendiniz gibi bildiginiz icin baskalari hakkinda boyle dusunuyorsinizdir.isin ilginc yonu tasavvuf mevlanasiyla muhiddin arabisiyle saidi nursisiyle gazalisiyle batida oryantalistler tarafindan tanitilip reklam edilirken art niyet aramayan zihniyet. kendi yanlislarini ortaya doken kisilerin ardinda gizli niyet avciligi yapmak pesinde kendilerini helak ediyorlar.Allah cennete ayetelkursiyi okuyunca muminler kendilerinden gececek, cennette cuma namazlarinda resulullah imam olacak diyenleri biz cok iyi biliyoruz.

Beğenmedim! (1)
Avatar
Aydın Anaç 2019-01-01 00:48:08

Aslında salyalarıyla saldırmarına şaşmıyorum islamoğluna ne kadar küfür o kadar sevap mantık bu islaoğlunu okuyanlar bilirler biyografisin de o ödülü görürler ama maksat başka nasıl yıldırırız. Kendileri esnafı sadaka kutularıyla cami dernekleriyle haraca bağlamalarını kamu arazilerini yağmalayıp milletin paralarını gaspedip domuz gibi yaşayıp züğürt vaazları verip soygun yapan Ebu cehilin evlatları değirmenlerine çomak sokan islamoğlu na ancak böyle karşılık veriyorlar

Avatar
zeki bayraktar 2018-12-31 01:30:07

insaflı bir yazı olmuş, herkesin gerçek yüzünü ortaya başarılı bir şeklde ortaya koymuşsunuz. gerçekten atışmaktan müslümanlar hakkı unuttu. bu halleriyle nasıl cennetlik olduklarını iddia edebilirler ki. Allahın bu duruma rıza gösterdiğini sanmıyorum Allah bilir ama

Avatar
Erkut keltoş 2018-12-31 19:02:42

İslamoğlu denen adam adini soyadını değiştirmeli diyanet acilen şunu yapmalı İslamoğlu grubuna dahil olanlar hakkında acil işlem yapmalı çünkü bu adam fetodan daha dehşet böyle giderse vatana diyanete yazık olacak reis beye sesleniyorum feto kuşağına düşmeyelim

Misafir Avatar
Vatandaş 2018-12-31 23:17:46

Güzel ,doğru tesbiti olan bir yazı olmuş,Eyyy Erkut kilyos,Senin zihniyetin belli ki hurafelerin yolundasın diyanet ortaya atıyorsun.Bu milleti hurafe,sayfada hikâyelerinizle kandırma dönemi bitti,Kur-an ve Sünnet merkezli bir islam sizi yerin dibine soktu hamdolsun...Aklını kiraya veren insanin dine de kendine de faydası olmaz.

Beğenmedim! (1)
Avatar
Hakan 2018-12-30 23:27:37

Abi yazın mükemmel olmuş eline sağlık Kuran ve Peygamber merkezimiz olmalı .bunu bildiğimiz halde bizler neden hep bu merkezde olamıyoruz tembelliğimizden mi

Avatar
abdullah 2018-12-31 23:51:14

yahu görüyoz işte zamanı geldi mi birer ikişer hepsi adnan oktar gibi(örneği en dibinden verelim de) gidecek işte. görünen köy kılavuz istemez diye boşa dememişler. siz oyalanın durun.