AK Partili vekil Özdağ, "Sustuğumuz için siyaset bu kadar seviye kaybetti"

Eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Selçuk Özdağ, sosyal medya hesabından "susmayacağız" mesajı verdi.

AK Partili vekil Özdağ, "Sustuğumuz için siyaset bu kadar seviye kaybetti"

Eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Selçuk Özdağ, sosyal medya hesabından "susmayacağız" mesajı verdi.

06 Mayıs 2019 Pazartesi 07:30
AK Partili vekil Özdağ, "Sustuğumuz için siyaset bu kadar seviye kaybetti"
banner310

Yeni parti kuracağı iddialarıyla gündem gelen eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’na yakın isimlerden eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Selçuk Özdağ, "susmayacağız" mesajı verdi.  

Selçuk Özdağ, “Siyasetin bu kadar seviye kaybetmesinin nedeni herkesin nefsi için susmayı tercih etmesidir. Eğer herkes düşündüğünü söyleyebilse çıkar için susmayı tercih etmese bugün siyasetin kalitesi, seviyesi farklı bir noktada olabilirdi” açıklamasında bulundu.

Twitter’dan 24 maddelik açıklama yayımlayan Özdağ, “Mesele nefsim olsaydı hem aday yapılmadığım dönemde milletvekilliği için hem de 31 Mart seçimlerinde belediye başkanlığı için farklı partilerden teklif aldım. Evet deseydim bugün ya mecliste yahut belediye başkanlığında olacaktım. Ama bunların hepsini elimin tersi ile ittim” ifadelerini kullandı.

İşte o mesajlar:

1-) Siyasetin bu kadar seviye kaybetmesinin nedeni herkesin nefsi için susmayı tercih etmesidir.

2-) İtikatımıza göre Peygamberler dışında kimse ismet sıfatıyla muttasıf değildir. Konuşursak sorunları çözer, konuşmazsak sorunların kanser haline gelmesine göz yummuş oluruz. Susarak, alkışlayarak yanlışlar önlenmez. Mesele ülkemizin, milletimizin geleceğidir.

3-) Mesele ülkemizin, milletimizin geleceğidir. Ortak hassasiyetimiz bu olursa problemlerimizi rahatlıkla çözeriz. Herkes nefsini merkeze alırsa hiçbir problemi çözemeyiz.

4-) Allah’ın birliği, Peygamberin risaleti dışında her şey eleştirilebilir. Lakin bizde eleştiri hiç hoş karşılanmaz.

5-) Eleştiren hemen linç kampanyalarının muhatabı edilir. Çıkarcılık, menfaatperestlikle suçlanır. Sözü değersizleştirilmeye çalışılır.

6-) Halbuki doğru olan niyet okumak yerine bu eleştirilere kulak vermek doğrusunu yanlışından tefrik ederek yararlanmaya çalışmaktır.

7-) Aynı eleştiriler bana da yöneltildi. Milletvekili yapılmadı, belediye başkanı adayı yapılmadı gibi tepkiler yöneltildi. Elbette benim düşüncelerimi ne kadar söyleme hakkım varsa başkalarının da yazdıklarıma tepki gösterme hakkı vardır.

8-) Ama doğru olan meseleleri kişiselleştirmeden söze, fikre yönelmektir. Doğru bir sözü eğri bir adam söyleyebileceği gibi, eğri bir sözü de doğru bilinen biri söyleyebilir. Aynı şey eylem ve amel için de geçerlidir.

9-) Doğru adamdan yanlış iş, yanlış adamdan doğru iş sadır olabilir. Aslında en doğrusu insanları amelleri ile işleri ile değerlendirmektir. Hani ne demişler ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.

10-) Bu girizgahtan sonra söylemek istediğim şudur, bazıları sanıyor ki bu eleştirileri yeni yapıyorum.

11-) Hayır, beni dikkatle takip edenler milletvekili olduğum dönemlerde çözüm sürecinin yanlış başladığı ve sürdüğü, tarihin bir kavga ve çekişme aracı yapılmaması, yargının bağımsız olması,

12-) Toplumu ayrıştıran bir dilin kullanılmaması, FETÖ ile mücadelede örgütle cemaatin ayrılması, dini nedenlerle bu yapıya kapılanlarla nihai hedefini bilerek gidenlerin tefrik edilmesi, cezaevlerinde tek tip kıyafet uygulamasından vazgeçilmesi,

13-) Tek adam düzeninin demokrasiyi ve kurumlarını tahrip edip aşındıracağı, gibi konularda çoğunluktan farklı görüşler dile getirdiğim görülecektir.

14-) Bu eleştirilerin bir yere zarar vermekle alakası olmadığı gibi nefsimle ilgili bir veçhesi de yoktur. Mesele nefsim olsaydı hem aday yapılmadığım dönemde milletvekilliği için hem de 31 Mart seçimlerinde belediye başkanlığı için farklı partilerden teklif aldım

15-) Evet deseydim bugün ya mecliste yahut belediye başkanlığında olacaktım. Ama bunların hepsini elimin tersi ile ittim.

16-) Siyasetin bu kadar seviye kaybetmesinin nedeni herkesin nefsi için susmayı tercih etmesidir. Eğer herkes düşündüğünü söyleyebilse çıkar için susmayı tercih etmese bugün siyasetin kalitesi, seviyesi farklı bir noktada olabilirdi.

17-) Kırk yıl siyaset yapan eser veren, sayısız başarıya imza atan kişiler birilerinin hatırı için rahatlıkla trollerin önüne atılabiliyor. Bakanlık, başbakanlık yapmış olan insanlar yalan- yanlış şeylerle suçlanabiliyor.

18-) Onları susturma mevkiinde olanlar susturmadıklarına göre, demek ki onları konuşturanlar aslında onları susturması gerekenlerdir.

19-) Eskiler müsademe-i efkardan barikayı hakikat doğar demişler. Fikirlerin çarpışmasından hakikat şimşeği doğar. Farklılıklardan korkmamalıyız.

20-) Partiler, liderler her zaman haklı değildir. Onlar da insandır. İtikatımıza göre Peygamberler dışında kimse ismet sıfatıyla muttasıf değildir.

21-) Konuşursak sorunları çözer, konuşmazsak sorunların kanser haline gelmesine göz yummuş oluruz. Susarak, alkışlayarak yanlışlar önlenmez.

22-) Ben diyorum ki bu ülkenin büyük sorunları var, bazıları bizim ısrarla sürdürdüğümüz yanlışlardan kaynaklanıyor. Gelin bunları düzeltelim diyorum. Bundan alınmaya, gocunmaya gerek var mı? Hadi sustuk diyelim hangi sorunumuz çözülecek?

23-) Bugün hukuku tanımaz ve ona uymazsak yarın kimse bizim hukukumuzu da tanımaz.

24-) Mesele ülkemizin, milletimizin geleceğidir. Ortak hassasiyetimiz bu olursa problemlerimizi rahatlıkla çözeriz. Herkes nefsini merkeze alırsa hiçbir problemi çözemeyiz ki...

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Enver 2019-05-06 08:34:15

bugüne kadar sözde nefsi ve birşeyler için susan bugün konuşuyorsa demek beklentileri karşılanmadı,ayrıca bu kadar yanlışa susan biri ki kendi iddası bundan sonra da yine hem içinde bulunacağı yanlışların hem de diğer yanlışların karşısında susan olacağı vakidir.böyleleri mevki,makamları kendi tasarrufunda görür başkalarının yer almasını iştemediği gibi eleştirenleri de kayıt ve tanır iş ve işlemlerde kötülük yapan olur.böylelerinin asla topluma faydalı olacağını düşünmüyorum.takvası olmayan her insan yanlış yapar.toplumda da doğru takva sahibi olan politikaya asla girmez.politika da asla siyaset değildir.dünyada ve ülkemizde asla siyaset değil politika yapılıyor.eğer siyaset yapılsa şeri kanunların yapılması gerekir,batıl kanunlardan,bireylerin yazdıklarından ve yazbozlardan vaz geçilir.

Avatar
Enver 2019-05-06 11:29:49

editörler de diktatörler gibi neden yorumlar yayınlanmıyor,kimleri kayırıp,kimlerin hukukuna zarar verdik ki?