Hasan Celal Güzel'den milletvekillerine ikaz!

Hasan Celal Güzel renkli ve bir o kadar dürüst siyasetçi kimliğini muhafaza eden nadir insanlardandı. Aşağıdaki satırları okuyunca her ağzını açtığında İslam'ın adaleti ve beytül mal hassasiyeti üzerine Allah Resulü ve sahabeden dem vuran kaçımızın yüzü kızaracak acaba...

Hasan Celal Güzel'den milletvekillerine ikaz!

Hasan Celal Güzel renkli ve bir o kadar dürüst siyasetçi kimliğini muhafaza eden nadir insanlardandı. Aşağıdaki satırları okuyunca her ağzını açtığında İslam'ın adaleti ve beytül mal hassasiyeti üzerine Allah Resulü ve sahabeden dem vuran kaçımızın yüzü kızaracak acaba...

30 Haziran 2020 Salı 10:33
Hasan Celal Güzel'den milletvekillerine ikaz!
banner310

Sayın Milletvekillerine ithaf olunur

Efendim, artık 68 yaşında, su katılmamış bir avanak, hakikî bir budala ve gayrikabil-i ıslah bir 'enayi' olduğumu itiraf ediyorum. Bana küçük yaşımdan itibaren 'beytülmal'ın mukaddesliğini öğretmişlerdi. Hiç kimse 'Devlet malı deniz, yemeyen domuz' dememişti.

Bütün ömrüm tâbir-i âmiyanesiyle 'eşşek gibi' çalışmakla geçti. Çalışma hayatımda tek gün dahi izin kullanmadım. Bir gece bile doyasıya uyuyamadım. Kimileri bana 'uykusuz müsteşar' adını takıp uçup kaçtığımı söylerdi ama 'Ne akılsız adam yahu!' şeklindeki fısıltılar, her gün yüzlerce telefon konuşmasıyla çınlayan kulaklarıma kadar gelirdi.

Üzerinde 'T.C. Hükümeti' yazan kurşun kalemleri, silgileri ve kâğıtları, sadece resmî hizmetlerde, âdeta okşar gibi incitmemeye çalışarak kullanırdım. Çocuklarım devlet malına ellerini dahi süremezlerdi. Plakaları kırmızı ve siyah renkli resmî arabalara bir defa dahi binmediler. Yüzlerine bakmaya kıyamadığım Mustafam ve Elifim, bir saat daha az uyuyup belediye otobüsleri ve okul servisleriyle okula gittikleri esnada, bendeniz müsteşarlık ve bakanlık yapıyordum. Bırakınız eşime araba tahsis etmeyi, evde devletin personelini çalıştırmayı; idarecilik ve siyaset hayatımda lojmanda oturmadım. Koruma görevlisi de kullanmadım. Arabamın önünde ve arkasında fiyakalı eskortlar hiç bulunmadı.

Meğer ben ne enayiymişim!...

*

Yaptığım enayiliklerin haddi hesabı yoktur... Meselâ, bendeniz milletvekiliyken -birkaç zarurî toplantı dışında- Meclis lokantasında yemek yemezdim. Zira, burada çalışanlar kamu personeliydi ve çok ucuz olan yemekler milletin kesesinden sübvanse ediliyordu. Sonra, çok beğendiğim halde, aynı gerekçelerle TBMM Sigarası da içmedim. Ceplerim şıkır şıkır metal jetonlarla dolu olarak dolaşır, özel görüşmelerimi kulisteki ankesörlü telefonlarla yapardım. O zaman 'beleş' cep telefonlarımız da yoktu.

Hiçbir hediyeyi kabul etmez; ya reddeder veya demirbaşa kaydettirerek devlete intikal ettirirdim. Yıllarca üst yöneticilik, müsteşarlık, bakanlık yaptım; hâlen evimde bu dönemlere ait -bronz plaketler dışında tek bir hatıra eşya göremezsiniz.

Benim anladığım mânâda siyasete 'Zengin girilir, fakir çıkılır'. Biz enayiler, devlet hizmetini ve siyaseti böyle anlıyoruz. Siyasî hayatımda önüme çıkan yüzlerce fırsatı teperek mal mülk edinmedim. Bilâkis, ANAP'taki Genel Başkanlık mücadelesinde, Bond çantalarda getirilen paraları reddederek, eşimin SSK kredisiyle aldığı Oran'daki daireyi; YDP'nin kuruluşunda da babamdan kalan Malatya'daki ev ile dedemden kalan Gaziantep'teki evin bana düşen hisselerini harcadım.

Bu arada, eşimin uzmanlığıyla ve alınteriyle hak ettiği 'Vakıflar Genel Müdürü' olarak tayin kararnamesini, nasıl engellediğimi de unutmayayım.

Sadece bununla kalsa neyse... ANAP döneminde, şiddetle muhalefetime rağmen çıkarılan 'kıyak emekliliği' reddedip tek maaşa devam ettim. Bu haksız uygulama hâlen devam ediyor. Başbakanlık Müsteşarı'yken, milletvekili maaşlarının buna göre ayarlanmasını gerekçe göstererek kendim için sözleşme yapmadım ve üç yıl müddetle emrimdeki daire başkanlarından bile daha az maaş aldım.

Meğer ben ne enayiymişim!...

*

Şimdi 70'ine merdiven dayadım. Hâlâ kirada oturuyorum. Kendime ait tek mülküm kitaplarım... Yani, sizin anlayacağınız, gerçek anlamda 'Dikili ağacım dahi yok'. Hizmet hayatım boyunca, muhatabımın bıyık altından gülerek dinlediği, 'Bu fukara millete ben bu masrafı hiç yaptırır mıyım?' lâfım vardı.

Sevgili okuyucularım, bu yazdıklarımı okuyup da sakın bütün bunlardan pişmanlık duyduğumu sanmayınız. Enayilik öylesine içime işlemiş ki geriye dönmek mümkün olabilse gene aynısını yapardım.

Beni bütün 'enayiliğime' rağmen kimseye muhtaç etmeyen Yüce Allahıma hamd ediyorum.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
dadaş 2020-06-30 11:30:26

Allah rahmet eylesi̇n. güzel i̇nsan.

Avatar
Adalet 2020-06-30 11:30:15

Adaletten,haktan, hukuktan, dinden, imandan sürekli dem vuran ve sürekli olarak fakirlere şükretmeyi telkin edip kendi malı götüren, halkın kanınını emenler... Bu değerli yazıyı ve kişiyi iyi okuyun ! iyi anlayın! dünya ahiret perişan olacaksınız inşAllah! Allah intikam sahibidir kimsenin yaptığını yanına bırakmaz...

Avatar
rahmi 2020-06-30 16:58:14

Allahım seni ve senin gibileri rahmetine gark etsin.ruhun şad olsun.devletin malını aile efradına peşgeş çekenler yatacak yeriniz yok.senin gibi koca ve temiz yürekli insanlar öylesine az ki...makamın cennettir inşaAllah.

Avatar
hacı 2020-06-30 16:44:53

siyasetçi, di̇n i̇man,cami kuran edebi̇yatı yaptımı yeter, kul hakkı yemiş, devleti çalmış, kamu imkanlarıyla lüks şatafat içinde yaşamış,kendine oy vermeyenlere vatan haini diyerek zulmetmiş,önemli değil
bu chp var ya diyip malı götürenler, cehenneme kadar yolunuz var

Avatar
Murtaza Kurt 2020-06-30 18:08:10

haticeye değil geldiğimiz noktaya bakın altının değeri yükseldi insanın değeri düştü , bunu kim yaptı islamcı dinci siyasiler yaptı , bunlar domuz olmamak için devletin malını yemişlerdir ,

Avatar
pirifani 2020-06-30 11:51:42

ne mutlu ona ki bu iktidar olup bu kadar dusecegimizi gormedi.

Avatar
Murtaza Kurt 2020-07-01 10:07:43

bilerek isteyerek kötülük yapıyorlar , yaptıkları yanına kalacağını biliyorlar , sarhoş yezit kerbelada 72 kişiyi katlettirdi , ona kim ne yaptı , yaptığı yanında kaldı , adam devletin milletin parasını çalıyor çaldırıyor , kim ne yapıyor , yaptığı yanına kalıyor , bunu yapanlar unutmayın , hep milli ve manevi değerleri kullanarak yapıyorlar , ülkeyi ataistler yönetmiyor , beş vakit namaz kılanlar yönetiyor , vb suçlu biz müslümanlar , suçu ibnelerin üstüne atarak kurtulamayız , vb

banner312

banner298