Nereden ve nasıl başlasam bilemiyorum. Ortalık toz duman önümü göremiyorum...

Ülkemde bir telaş,telaşın adı;  seçim. Yaşlı genç, çocuk... Herkesin dilinde... her yerde ama her yerde bu dert.

Kaçmak istiyorum, çünkü görüyorum, biliyorum, yaşıyorum. Siyaset adı altında canlar yakılıyor, kalpler kırılıyor. Hani yıllar önce Muhsin Yazıcıoğlu ağabeyin bir sözü var:

"Seçimler kavga aracı olmasın. Sel gider kumu kalır. Bu seçim de geçip gidecek. Ama siz akraba olarak, komşu olarak kalacaksınız".

Allah Muhsin Yazıcıoğlu ağabeyime rahmet eylesin. Sık sık gittiğim konferanslarda Muhsin ağabeyi anıyor ve bu sözünü aynen tekrarlıyorum.

O kadar güzel bir söz ki; İşte görüyor, duyuyoruz. Farklı siyasi görüşü savunduklarından dolayı birbirleriyle görüşmeyen kardeşler var ve yıllar önce olmuş, bitmiş seçimlerden dolayı hala görüşmüyor hatta yeğenlerini dahi görmüyorlar. Tam bir fecaat...

Geçen akşam bu tarz olaylardan artık bunalmış ve dışarı çıkmıştım. Havanın soğukluğunun da etkisiyle kendimi bir bardak çay içmek üzere çay ocağında buldum. Buldum bulmasına ama hani derler ya; yağmurdan kaçarken doluya tutuldum diye, tam da öyle oldu. Baktım çay ocağının her bir köşesinde siyaset, seçim, aday. Bir bardak çay içtim içmedim, hemen kalktım. Ne yapayım diye düşünürken saate baktım. Namaz vakti yaklaşıyordu. Camiye doğru yola çıktım. Yol üzerindeki bakkaldan çocuklara ikram etmek için çikolata alacaktım. İçeri adımımı atar atmaz bakkal Mehmet Amca’nın; "Hocam devam mı,  tamam mı?" sorusuyla karşılaştım.

O anlık sinirle kendimi tutamayarak; "Mehmet Amca! Sen ne yapacaksın tamamı, devamı? Namaz nasıl kılınır? Sen bana onu sor. Belki de sen, İslam’ın en önemli şiarı olan namazın nasıl kılınacağını bilmiyorsundur. Bana tamam, devam diyorsun.” Diye çıkıştım. Çikolataları alıp çıktım. Neyse ki huzura, yani camiye doğru yola koyuldum.

Orada da aynı muhabbet. Allah’ın evi olan camide konu; Allah'a olan şükrümüz, sevgimiz ve peygamberimiz değil de seçimdi. Yazık çok yazık...

Ben buradan sizlere bir hakikati ifade etmek istiyorum: "Allah şahit olsun ki, siyasetin konuşulup yâd edildiği kadar Allah ve Rasûlü konuşulup yâd edilse, vallahi Türkiye dünyaya hükmeder. Yeter ki derdimiz, gayemiz; Allah ve Rasülü olsun.”

Peygamber Efendimiz Hadis-i Şerif'inde; "Evlerin en sefili, en kötüsü; içlerinde Kur'an-ı Kerim okunmayan, Allah'ın ayetlerinden nasibi olmayan evlerdir"buyuruyor.

O halde en şerefli, en nasipli ev, Kur'an'dan nasibi olan, Allah'ın ayetlerinin tecelli ettiği evlerdir. Rabbim cümlemizi razı olacağı işlerle meşgul eyleyip boş işlerden yüz çeviren kullarına dahil eylesin.

Selam ve dua ile. Allah'a emanet olunuz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mümin ünal 2019-03-31 05:28:25

Enes kardeşi eyvAllah namaz mü minin miracı ama bugün o namazın huzurlu bir sekil de idame edmemize vesile olabilecek kararları alabilecek birilerinin seçileceği bir gün önemsiz bir gün değil yazılarını önem diyorum rabbım yolunu açık eyledin amin

Avatar
Ümit Çalban 2019-03-31 10:51:36

Sözleriniz zerresine dek bir hakikatin timsali hocam. Elinize, yüreğinize sağlık...

Avatar
Hasan 2019-03-31 10:54:34

Haklısın Enes Abi

Avatar
İsmail 2019-04-10 00:37:01

MasâAllah berakAllah çok güzel bir yazı olmuş.