Türüt: Cami ve Kurslar Diyanet İşleri Başkanlığınca denetlenmeli

Diyanet Bir-Sen Genel Başkanı Hasan Türüt, cami ve Kur'an Kurslarının Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kontrol ve denetiminde ve yine Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yapılması gerektiğini söyleyerek basın açıklaması yaptı.

Türüt: Cami ve Kurslar Diyanet İşleri Başkanlığınca denetlenmeli

Diyanet Bir-Sen Genel Başkanı Hasan Türüt, cami ve Kur'an Kurslarının Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kontrol ve denetiminde ve yine Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yapılması gerektiğini söyleyerek basın açıklaması yaptı.

07 Mart 2020 Cumartesi 16:53
Türüt: Cami ve Kurslar Diyanet İşleri Başkanlığınca denetlenmeli
banner310

Cami ve Kur’an Kurslarının Diyanet İşleri Başkanlığı’nın gözetim ve denetiminde ve yine bizzat Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yaptırılması gerektiğini belirten Diyanet Bir-Sen Genel Başkanı Hasan Türüt, dini anlayışın insanın bireysel hayatını düzene soktuğunu, inananlara yaşam biçimi sunmasıyla günlük yaşamı şekillendirdiğini, toplumların sosyal yaşantılarını da etkileyerek olumlu değişimlere neden olduğunu, istikrarı sağlamada, toplumsal birlik, beraberlik, dayanışma ve bütünleşmeyi sağlamada ve korumada önemli bir unsur olduğuna dikkat çekerek, din ve toplumu birbirinden ayrı düşünmenin mümkün olmadığına vurgu yaparak şunları söyledi:

“Din hizmetleri toplum hayatının önemli bir parçasıdır ve toplumu şekillendiren önemli bir unsurdur. Din hizmetlerinin sunumu da ülkemizin gelenek ve kültürüne göre şekillenmektedir. Din hizmetinin sunumunda Osmanlı’dan itibaren kamu hizmeti anlayışı hâkimdir ve bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi sağlayan Anayasal bir kamu kurumu olarak devlet organlarının içinde yer almıştır.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 429 sayılı Kanun’da belirtilen görevi; “İslam dininin itikat ve ibadet alanıyla ilgili işleri yürütmek ve dini kurumları idare etmek” şeklinde ifade edilmiştir. Günümüzde de Diyanet İşleri Başkanlığı’nın görevi, ”İslam Dininin inançları, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek üzere” halen devam etmektedir.

Camilerde Para Toplanmasına Son Verilmelidir

Günümüzde ibadethanelerin ve Kur’an kurslarının vatandaş işbirliğiyle yapılması çeşitli söylentilere nedeni olmaktadır. Her Cuma günü cami görevlileri tarafından para toplanması, kaldı ki cami görevlileri kendi rızalarıyla değil, zorunlu görev olarak para toplamaktadırlar, bu görüntü kurumumuzu ve kurum personellerini rencide etmektedir. Toplanan paraların denetimsiz kullanılması çeşitli söylentilere ve şaibeye neden olmaktadır. Toplanan paraların ibadethane ve Kur’an Kursları yapımı için kullanılmış olması da bakış açısını değiştirmiyor. Diyanet İşleri Başkanlığı kuruluş amacına uygun olarak ibadethane ve Kur’an Kursu yapımını üstlenmelidir. Hem kurumu hem de personellerini rencide eden ve şaibeye neden olan para toplama işinden derhal vazgeçmelidir.

Camî ve Kur’an Kursu İnşası İçin Milli Emlak ve Müftülükler İstişare Halinde Olmalıdır

Hazine arazisi işlemlerini yürütün illerdeki Milli Emlak Müdürlükleri, kamu kurumlarının yerlerini belirliyor, plan ve haritalarda bunların yeri belli olduğu için başka kurumlara verilmiyor. Cami arazileri de bu planların içinde yer alıyor, ancak yerleşim yerleri zamanla büyüyüp geliştiği için yeni camilere ve Kur’an Kurslarına ihtiyaç olabiliyor. Böyle durumlarda vatandaşların ibadet ihtiyacını sağlıklı bir şekilde sağlayabilmeleri için müftülüklerin ilgili kurumlarla istişare halinde olması gerekiyor.”

Müftülüklerin Dahil Olmadığı Camî ve Kur’an Kursu İnşasına İzin Verilmemelidir

Vatandaşın, ibadethane ve Kur’an Kursu arazilerini kendi inisiyatiflerince belirlemelerinin çeşitli sakıncaları olduğunu belirten Hasan Türüt, şöyle dedi: “Cami ve Kur’an Kursu arazi ve inşaatları kişilerin inisiyatifinden alınmalıdır. Diğer resmi kurum arazilerinin tespiti ve inşasında yapılan işlemlerin sözünü ettiğimiz ibadethaneler için de uygulanması zorunludur. Öncelikle arsa tespitinde zemin etüdü yapılması şarttır. Vatandaşın kolay ulaşabileceği arazi seçimine dikkat edilmelidir. İnşaatın denetimi, binanın fiziki yapısı, mimari projesi vs. teknik konularında yasa ve yönetmeliklere uygun yapılması gerekir. Kur’an Kursları yapımının ihtiyacı karşılayacak şekilde olmasına dikkat edilmesi zorunludur. Aksi halde pek çok sorun yaşanması muhtemeldir. İbadethane ve Kur’an Kurslarının vatandaşlardan toplanan paralar yerine genel bütçeden karşılanması gerekir.”

Camî ve Kur’an Kursları Diyanet İşleri Başkanlığı Tarafından Yapılmalı, Kontrol ve Denetimi de Devletin Elinde Olmalıdır.

Özellikle Kur’an Kurslarının Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yapılmasının önemine dikkat çeken Hasan Türüt, bu konuda da şunları söyledi:

“Kur’an Kursları çeşitli vakıf ve dernekler tarafından yapılıyor. Bunların yönetimleri, Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan kendi din görevlilerinin atanmalarını istiyor, eğer kendi din görevlileri atanmazsa Kur’an Kursunun Diyanet’e devredilmesini istemiyor. Aynı zaman da camilerde bu durumda ve bu şekilde yapılmış çok sayıda camii bulunuyor. Diyanet’te gelen bu talepleri kabul ediyor. FETÖ gibi terör örgütlenmelerini dikkate aldığımız zaman cami ve Kur’an Kurslarının Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yapılmasının önemi daha iyi anlaşılacaktır. Din hizmetlerinin etkin, verimli, yasa ve yönetmelikler dikkate alınarak sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi açısından önerimizin dikkate alınmasında yarar var.

Sendika olarak, cami ve Kur’an Kurslarının devlet denetiminde olmasını istiyoruz. Bunların devlet eliyle yapılması, denetiminin ve kontrolünün devlette olması halinde sakıncaları da önlenecektir. Din hizmetleriyle ilgili tüm yatırım ve hizmetlerin devlet kontrolünde olması hizmetin daha kaliteli sunulmasını sağlar.

Diyanet Bir-Sen Desteklenmelidir

Diyanet Bir-Sen olarak, din hizmetlerinin daha verimli hale getirilmesinden yanayız ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın etkin hizmet sunumundan yana çalışmalar içindeyiz. Dolayısıyla Diyanet Bir-Sen’in desteklenmesi demek, din hizmetlerinin ve bu alanda hizmet veren din görevlilerinin gelişmesi, hizmetlerin iyileştirilmesi için plan ve projeler üretilmesi, huzurlu ve güvenli işyeri ortamının sağlanması için çalışmaların desteklenmesi anlamına geliyor. Bu nedenle Diyanet camiasının sendikamızı desteklemesini istiyoruz.”

Son Güncelleme: 07.03.2020 16:56
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Fahrettin 2020-03-08 10:46:07

Bünyamin albayrak olduğu müddetçe olmaz niye diye sorarsanız ali erbasla gorusturme amacıyla randevu alan müntesibi olduğu kişilerin makama yakın oturduğu onun ise kapının eşiğinde oturduğunu resimlerde görürsün yine de haberi siz yaptıydınız heralde

Avatar
Murtaza 2020-03-09 11:01:30

katılmıyorum , özerk olmalı , hatta özelleştirilmeli , devlet sadece denetlesin ,

banner312

banner298